MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi vekili, müvekkili şirkete ait şantiye adresinde haciz yapıldığını mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan ve faturaları sunulan menkul malların haczedilip yediemin olarak şirket yetkilisi ...'a bırakıldığını, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; menkullerin 26/07/2013 tarihinde haczedilerek yediemin olarak borçlu şirket yetkilisi ...'a bırakıldığı, davacı tarafça ibraz edilen faturaya konu malların 15/08/2013 tarihinde, haciz mahalline sevk edileceğinin görüldüğü, haciz tarihinde, sunulan faturadaki malların haciz mahallinde olmadığı, faturaların haciz tarihinden sonraki tarihi taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. ve devamı maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
1-Davaya konu Söke İcra Müdürlüğü'nün 2013/1598 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklı vekilinin 12.09.2013 tarihli beyan dilekçesiyle, takip konusu alacağın haricen tahsil edildiğini bildirerek menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasını istediği, bu beyan doğrultusunda aynı gün tesis edilen kararla, borcun haricen ödendiğinden bahisle dosyanın infaz edilerek işlemden kaldırıldığı ve durumun yediemine de bildirildiği anlaşılmaktadır.
İstihkak davalarında, geçerli bir haczin varlığı davanın ön koşullarından biridir. Haczin mevcut olup olmadığı, mahkemece, davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir. Somut olayda karar verilmeden önce icra dosyasına ödemenin yapıldığı, dosyanın infaz edildiği, haczinde kalktığı anlaşıldığından, karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy