MAHKEMESİ : Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/03/2014
NUMARASI : 2013/777-2014/197
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Şikayetçi vekili; takibe dayanak Bursa 1. İş Mahkemesi'nin 30.10.2013 tarih, 2011/253 Esas ve 2013/604 Karar sayılı kararında brüt olarak belirlenen alacaklar için ücretten kesilmesi gereken vergi ve sigorta primlerinin düşülmesinden sonra kalan net miktar üzerinden takip yapılabileceğini, bu nedenle alacak miktarlarının dolayısı ile brüt alacak üzerinden hesaplanan faiz miktarlarının hatalı olduğunu ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; ilamlı takipte ilamda hükmedilen alacak kalemlerinin ilama uygun olarak net miktarları ayrı ayrı ve uygulanacak faiz tür, oran ve başlangıç tarihlerinin denetime elverişli şekilde gerekirse bilirkişiden de yararlanmak suretiyle icra emrinde gösterilmesi gerekeceği, icra emrinde ise bazı alacak kalemlerinin toplanarak belirtildiği, net miktarların belirtilmediği ve faiz başlangıcı ve oranların belirtilmediğinden usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle icra emrinin iptaline karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94, 61, 103 ve 104 maddeleri gereğince ücretten kesilmesi gereken vergiler ve sigorta primlerinin, ilgili kamu idaresine ödenmesi zorunluluğu borçlu işverene aittir. Bir başka anlatımla, ilamda açıkça net alacağa hükmedilmemiş ise, hükmedilen alacak brüt kabul edilir. Alacaklı ilam konusu bedelden bu kesintilerin düşülmesinden sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapabilir. .
Mahkemece, bilirkişiden, ilamdaki alacak miktarlarından yasal kesintiler düşülerek, nete dönüştürüldükten sonra bulunacak net alacaklar üzerinden faiz miktarının hesaplattırılması oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle, İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. ve devamı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy