MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı ve katılma alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 5. Aile Mahkemesi'nden verilen 30.01.2014 gün ve 410/56 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle ...'ca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.11.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat...geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, eldeki ve birleşen dava dosyalarında, tarafların 1968 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde satın alınarak davalı adına tescil edilen 324 ada 464 parsel, 302 ada 134 parsel üzerindeki 2 nolu bağımsız bölüm ile ... plakalı otomobilin alınmasına kişisel malvarlığı ile katkıda bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere toplam 14.000 TL tasfiye alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, harcını yatırdığı ıslah dilekçesiyle talep miktarı otomobil yönünden 4.500 TL, dava konusu 2 nolu mesken yönünden 18.407,25 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, gelir getiren hiçbir işi olmayan davacının tasfiye alacağı bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 324 ada 464 parsele ilişkin davanın reddine, otomobil ve 2 nolu bağımsız taşınmaza ilişkin davanın kabulüne, otomobil üzerinden belirlenen 4500 TL katılma alacağının karar tarihinden, 302 ada 134 parsel üzerindeki 2 nolu bağımsız bölüm üzerinden belirlenen 18.407,25 TL katkı payı alacağının ıslah tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Taraflar, 17.11.1968 tarihinde evlenmişler, 21.06.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 10.12.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca eşler bir yıllık yasal süre içerisinde başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre, eşler arasında evliliğin yapıldığı 17.11.1968 tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten boşanma davasının açıldığı 21.06.2011 tarihine kadar ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.m.202, 4722 s.K.m.10). Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2. maddesi uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Uyuşmazlık konusu otomobil 14.07.2006 tarihinde, 302 ada 134 parsel üzerdeki 2 nolu bölüm 18.07.2000 tarihinde, 324 ada 464 parsel 20.07.1970 tarihinde satın alınarak davalı adına tescil edilmiştir.
Dava, otomobil yönünden yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen taşınmazdan kaynaklanan katılma alacağı (TMK. m.218, 219, 202, 225, 231, 235, 236/1), taşınmazlar yönünden ise; 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, Mahkemece deliller toplanarak karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığını, tarafların evlenmesinden hemen sonra satın alındığı anlaşılan 234 ada 464 parselin alınmasına davacının katkı sağladığı kanıtlanamadığına, 302 ada 134 parsel üzerindeki 2 nolu bağımsız bölümün satın alındığı esnada davacının kişisel malı niteliğindeki birikimlerden oluşan 3.000 TL'nin taşınmazın alınmasında kullandığına, davacının kişisel katkı oranı üzerinden katkı payı alacağı usulüne uygun olarak belirlendiğine, otomobilin edinilmiş mal olması nedeniyle değerinin yarısı üzerinden davacının katılma alacağı tespit edildiğine göre, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar verildiğinden Avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince ... Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
ve aşağıda dökümleri yazılı 25,20 TL onama harcın peşin harçtan mahsubu ile artan 60,20 TL'nin istek halinde davacıya iadesine, 307,40 TL onama harcın da peşin harçtan mahsubu ile artan 83,80 TL'nin istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy