MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının bozulmasına dair 12.02.2015 tarih, 2013/21949 Esas, 2015/3991 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, 22.06.2012 tarihinde haczedilen malların vekil edenine ait olduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına, mahcuzların değerinin %15'in den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu şirket arasındaki makine satışının alacaklılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı yapıldığını, aksi kanaatte dahi borçlu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkinin işyeri devri niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki bu ilişki kapsamında daha önceden verilmiş Mahkeme ve Yargıtay kararları olduğunu savunarak davanın reddi ile % 40’dan az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu şirket temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne; dava konusu mal üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı alacaklının temyizi üzerine Dairemizce, 2013/21949 Esas, 2015/3991 Karar sayılı, 12.02.2015 tarihli karar ile bozulmuş, Daire kararına yönelik davacı 3. kişi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır.
Davacı 3. kişi vekili, 22.06.2012 tarihli haciz işlemi sırasında ... seri nolu plastik enjeksiyon makinasına ilişkin istihkak iddiasında bulunmuştur. Haciz tutanağında bahsi geçen mahcuzun, dava dilekçesinde belirtilen ... seri nolu plastik enjeksiyon makinası olmadığı, ... marka ... seri nolu plastik enjeksiyon makinası olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan; dava dilekçesi ekinde ... marka makinaya dair 28.05.2002 tarihini taşıyan fatura sunulmuş olmasına ve bu faturaya dayanılmasına rağmen, hükme esas alınan 05.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda,
05.08.1999 tarihinde Hürmak firması tarafından kesilen faturaya istinaden mahcuzun davacıya ait olduğu kanaati bildirilmiş, Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınmakla birlikte hüküm, ... seri nolu plastik enjeksiyon makinası üzerinden kurulmuştur. Bu bilgilere göre, dava konusu yapılan makine ile dava dilekçesindeki ekli belgelerdeki makinalar birbirinden farklı olduğu gibi, dava dilekçesinde belirtilen makine ile bilirkişi raporunda davacıya ait olduğuna dair kanaat bildirilen makine de birbirinden farklıdır. Hükümde: bilirkişi raporundaki tespitlere dayanılmakla birlikte dava dilekçesi içeriğinde belirtilen makine dikkate alınarak kurulmuştur. Buna göre, dava dilekçesi içeriğinin, bu dilekçede sunulan belgelerin, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin birbiriyle örtüştüğünden bahsedilemez. Ayrıca; anılan bilirkişi raporunda davacının 1999, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2010, 2011 yıllarına ait yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin incelendiği, bunların açılış tasdiklerinin yapıldığı belirtilerek açılış tarihleri zikredilmiş, 2010 ve 2011 yılı yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tasdik tarihleri belirtilmiş olmasına rağmen, diğer yıllara ait ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığına ilişkin bir tespite yer verilmemiştir.
Bu nedenle; Mahkemece, 6100 sayılı HMK’nun "Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi başlıklı'' 31. maddesi uyarınca, davacının talebi açıklattırılarak, bildireceği marka, model ve seri numaralı makine esas alınmak suretiyle, makine mühendisi, mali müşavir bilirkişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, haczedilen enjeksiyon makinasının davacının dayandığı faturada belirtilen makine olup olmadığı, bu faturanın davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulune uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması, bu inceleme neticesinde davacının defterlerinin usulune uygun tutulmadığı, açılış ve/veya kapanış tasdiklerinin yapılmadığının tespit edilmesi durumunda ise; bu sefer, dava dışı satıcı firmanın ilgili yıla ait ticari defter ve kayıtları ile ilgili fatura dipkoçanı getirtilerek bunlar üzerinde inceleme yaptırılması ve bundan sonra dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3. kişi vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Dairenin 12.02.2015 gün, 2013/21949 Esas, 2015/3991 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 57,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.