MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: El Atmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacılar ile davalı ... tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.03.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin dosya evrakı üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalıların murisleri ... adına kayıtlı bulunan 121 parsel sayılı taşınmazın vekil edeni tarafından nizasız fasılasız 1960 yılından beri malik sıfatıyla tasarruf edildiğini, ...'in 1974 yılında vefat ettiğini, davalıların dava konusu taşınmazda zilyetliklerinin bulunmadığını belirterek dava konusu taşınmazda davalılar adına kayıtlı bulunan tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, 11/12/2014 havale tarihli dilekçesi ile, fen bilirkişileri tarafından verilen rapor uyarınca A harfi gösterilen 13.698 m2 lik kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalı ve karşı davacılar ..., ... ile ... vekili; vekil edenlerinin dava konusu taşınmazda zilyetliklerinin bulunmadığı iddiasının doğru olmadığını, vekil edenlerinin ve murislerinin çok uzun yıllardır taşınmazı kullandıklarını, davacının taşınmazda fuzuli işgalci konumunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Harcını yatırarak açtığı karşı davada ise; davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesine ve müdahale ettiği kısmın taraflarına teslimine, dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil tutarı olan 3.000 TL nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, asıl davacının davasının kabulü ile 121 parsel sayılı 27.750 m²'lik tarlanın tapu kaydının iptaline, iptal edilen taşınmazın 13.11.2014 tanzim ve havale tarihli fen bilirkişisinin krokili raporunda A harfi ile gösterilen ve sarı renkle boyalı 13698/27750 hissesine karşılık gelen 13.698 m²'lik alanın davacı/karşı davalı ... adına tapuya kayıt
ve tesciline, taşınmazda bakiye 14.052 m²'lik alanın, 3513/27750 hissesine karşılık gelen 3.513 m²'nin davalılardan ... adına ipka, 3513/27750 hissesine karşılık gelen 3.513 m²'nin davalılardan ... adına ipka, 3513/27750 hissesine karşılık gelen 3.513 m²'nin davalılardan ...oğlu ... adına ipka, 3513/27750 hissesine karşılık gelen 3.513 m²'nin davalılardan ...oğlu ... adına ipka ve davalılar/karşı davacıların davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, duruşma talepli olarak davalılar-karşı davacılar ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar-karşı davacılar ve davalı ...'in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-)Davalılar-karşı davacılar ile davalı ...'in diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davacının iddiası sabit görülerek fiilen davacının zilyetliği altında bulunan ve teknik bilirkişi raporunda 'A' harfi ile gösterilen bölümün ifrazen tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmaz bölümünün 3194 sayılı İmar Kanununun ve Plansız Alanlar Hakkındaki Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince ayırmanın (ifrazın) mümkün bulunup bulunmadığı usulüne uygun araştırılmamış, ilgili yerlerden ifraz hususu sorulmamıştır. O halde; hükme esas alınan teknik bilirkişi krokisi eklenmek suretiyle, taşınmazın kabul kararına konu bölümlerinin ilgili imar planına göre ifrazının mümkün olup olmadığının ilgili belediye ve kuruluşlardan sorularak tespiti; ifrazı mümkün ise şimdiki gibi, karar verilmesi; ifrazın mümkün olmaması durumunda, öncelikle davacıya pay üzerinden talepte bulunup-bulunmayacağının sorulması, davacının pay oranı üzerinden talepte bulunması halinde, 3402 sayılı Kanun'un 15/2. maddesi hükmü uyarınca, davacının kullanımındaki bölümün yüzölçümünün taşınmazın tamamının yüzölçümüne oranlanması suretiyle davacının payının belirlenmesi ve bu şekilde paylı mülkiyet hükümleri çerçevesinde iptal ve tescile karar verilmesinin düşünülmesi gerekirken; eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılar-karşı davacılar ile davalı ...'in sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.