MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ...'e vekaleten açmış olduğu davada; ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 688 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki, kolonları çıkmış bulunan yapının vekil edeni tarafından yapıldığını açıklayarak, söz konusu binanın vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, davacı ...'nın yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları ..., ... ve Naciye Özdamar davacı sıfatı ile davaya devam etmiştir.
Davalılardan ..., davacı ...'nın eşi, kendisinin de amcası olan Kazım Metin'in, dava konusu parsele sadece kendisinin inşaat yapmasını kabul etmesine rağmen sözünde durmayarak inşaata başladığını, izinsiz olarak beton attığını ancak, tamamlayamadan vefat ettiğini, yapının enkaz halinde olup kullanılmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, davalılar ... ve Alaattin Küçükyeter ise 23.10.2013 tarihli dilekçeleri ile davayı kabul etmişlerdir.
Mahkemece, “Toplanan delillere göre, davaya konu muhdesatın, davacı ...'in eşi Kazım Metin tarafından yapıldığı, davacı ... tarafından yapılmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar yazılı gerekçe ile, davanın reddine karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır.
Muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davalarda; Mahkemece araştırılması gereken husus muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle, kimin adına ve hesabına yaptırıldığıdır. Her ne kadar yargılama sırasında dinlenilen davacı taraf tanıkları ve mahalli bilirkişilerce davaya konu binanın muris ....m tarafından yapıldığı beyan edilmiş ise de, dosya arasında bulunan ...'e ait veraset belgesinin incelenmesinden, muris...ın ve yargılama sırasında vefat eden davacı ...'nın ölümü ile,...nın mirasçıları olan ..., ... ve ...'ın davada davacı olarak yer aldığı ve K....'nın başkaca mirasçısının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, muris Kazım tarafından meydana getirildiği Mahkemenin de kabulünde olan muhdesatın, davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Davacıların temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy