MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı vekili, borçlu Belediye tarafından, 6552 sayılı Yasa'ya göre yapılan mal beyanının geçersiz olduğunu, İcra Müdürlüğünden borcu karşılayacak miktarda haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinde bulunduklarını, ancak bu taleplerinin reddedildiğini belirterek İcra Müdürlüğü'nün 14.04.2015 tarihli kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda işlem yapılmasını istemiştir.
Mahkemece, borçlu Belediyenin yasal zorunluluğu yerine getirerek haczedilebilecek mallarını bildirdiği, malların haczedildiği, ancak henüz kıymet takdirleri yapılmadığından ilave haczin gerekip gerekmediğinin bu aşamada bilinmediği, kıymet taktiri yapılmadan Belediyenin taşınır, taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının haczedilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 85. maddesinin son fıkrasına göre, haciz koyan memur, borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir. Anılan düzenlemeden hareketle, hacizde tertip ilkesi ve usul ekonomisi gereğince, borçlunun malları haczedilirken, muhafazası ve satılması en kolay ve yokluğu borçluya en az yük teşkil edecek mallardan hacze başlanılması, haciz yapılırken alacaklı ve borçlunun menfaatlerinin mümkün olduğu kadar dengelenmeye çalışılması gerekmektedir.
11.09.2014 tarihli 29116 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddesine eklenen son fıkra, Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve E.: 2014/194, K.: 2015/55 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, hacizde tertip müessesesi gereği, alacaklının haciz talebinin karşılanması ve bu nedenle şikayetin kabulü gerekirken, iptal edilmiş Yasa hükmü gerekçe yapılarak talebin reddi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca ve İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz isteyen davacıya iadesine, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.