MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, davaya konu 61 parselin davalı adına tespit gördüğünü ve kesinleştiğini, taşınmazın, zirai faaliyete elverişli olmayan, ham toprak özelliği gösteren yamaç, çalılık niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu açıklayarak, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 26.01.2011 tarihli duruşmada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 61 nolu parselin 1.799,15 m2'lik bölümün tapusunun iptaline ve orman vasfı ile ... adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere ilişkin tapu iptal ve ... adına tescil isteğine ilişkindir.
Somut olayda; mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; Mahkemece yargılama sırasında iki ayrı keşif yapılmış ve bilirkişi raporları aldırılmıştır. Dosyaya ibraz edilen 21.06.2011 tarihli Ziraat Mühendisi tarafından düzenlenen rapor içeriğinde; Davaya konu parselin, tarımsal faaliyete konu olmayan çalılık arazi olduğu 2-3 ay öncesinde taşınmazın teraslanıp-tesviye edilerek, taşınmazdaki çalıların kesilerek, taşların toplanmak suretiyle imar ihya edildiği, bu bağlamda dava konusu taşınmazın halihazırda Kültür Arazisi olduğu, ancak taşınmazda olağanüstü zamanaşımı kapsamında imar – ihyaya dayalı zilyetliğin söz konusu olmadığı açıklanarak imar – ihyaya dayalı zilyetliğin gerçekleşmediği kanaati bildirilmiş, 11.11.2013 tarihli Ziraat Mühendisi tarafından düzenlenen raporda ise; Fen Bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen alanda imar – ihyaya dayalı zilyetliğin gerçekleştiği kanaati bildirilmiştir. Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi, hüküm tesis edilirken itibar edilen rapora tanınan üstünlük nedeni de açıklanmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; her iki keşifte görev alan bilirkişilerden farklı olarak görevlendirilecek, Orman Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi ve Harita Mühendisinden oluşacak yeni bir heyet ile keşif icrası neticesinde, dosyada mevcut raporlar da irdelenmek sureti ile Yargıtay'ın denetimine elverişli olacak şekilde bilirkişi raporu aldırılması, toplanmış ve toplanacak delillere göre dava konusu taşınmazın niteliğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesidir.
Mahkemece yukarıdaki hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.