MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kabulüne dair.... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 24.10.2014 gün ve 547/657 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz ve araç nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 23.737-TL katılma alacağı ve 13.026-TL değer artış payı olmak üzere toplam 36.763-TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı isteklerine ilişkindir.
Tasfiyeye konu taşınmazın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir. 4721 sayılı TMK'nun 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakları doğabilecektir. Kredi borcu ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da daha sonraki tarihlerde yapılmasında, mal rejiminin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemeler, dava konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir.
Yukarıda açıklandığı gibi iki döneme yayılan kredi borcu ödeme tablosu mevcut olduğunda; öncelikle, mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş kredi borç miktarının, toplam kredi borcuna oranı bulunur. Sonra bulunan bu kredi borç oranının, taşınmazın toplam satın alım bedeli karşısındaki oranına dönüşümü gerçekleştirilir. Tespit edilen bu oranın, taşınmazın tasfiye tarihindeki(karara en yakın) sürüm(rayiç) değeri ile çarpılmasıyla borç miktarı belirlenir. Bu ilke ve esaslara göre saptanan taşınmazın borç miktarı, tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan miktar, değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hesaplamasında göz önünde bulundurulur.
Buna göre; öncelikle, tasfiyeye konu taşınmazın satın alma bedeli, bunun kredi ile ve varsa kredi dışında eşlerin kendi imkanları ile karşıladıkları miktarlar ve oranları ile tasfiye(karara en yakın) tarihindeki sürüm(rayiç) değeri ayrı ayrı belirlenmelidir.
Açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, iddia ve savunma çerçevesinde taşınmazın satın alınmasına ilişkin akit tablosuyla birlikte tapu kaydı, kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu dahil finans kuruluşu kayıtları, ihtiyaç duyulması halinde eşlerin malın alınmasında katkı olarak kullandıklarını ileri sürdükleri malvarlıklarına ilişkin sair belgeler bulundukları yerlerden getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde kullanılabilecek belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden oluşan kurulundan da yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 17.10.2002 tarihinde evlenmiş, 22.06.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202). Tasfiyeye konu 122 ada 9 parselde bulunan 6 nolu mesken, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 30.03.2006 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır(TMK 179.m).
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tasfiyeye konu taşınmaz yönünden, davacının babasının gönderdiği 3.000-TL ile davacının ziynetlerinin bozdurulması suretiyle elde edilen 6.000-TL nazara alınarak yapılan hesaplama sonucu davacının 13.026-TL değer artış payı alacağı ile 20.987-TL katılma alacağı bulunduğu belirlenmiştir. Söz konusu taşınmazın edinilmesi sırasında davalı tarafından Akbanktan çekilen konut kredisinin de kullanıldığı her iki tarafın kabulündedir. Ne var ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu husus nazara alınmamıştır. Davalı tarafça dosyaya sunulan kredi evraklarına göre, davalının 30.03.2006 tarihinde Akbanktan 60 ay vadeli 20.000-TL bedelli konut kredisi kullandığı, bu kredinin 38 taksidinin mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihine kadar evlilik birliği içinde ödendiği, 22 taksidinin ise sonraya kaldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, konut kredisinin mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden sonraya sarkan bölümlerinin edinilmiş mal niteliğindeki taşınmazın borcu olarak davalı lehine denkleştirmeye tabi tutulması, bu amaçla yukarıda açıklanan Dairemiz ilke ve uygulamalarına göre hesap yapılması için gerekirse bilirkişiden ek rapor alınması ve gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Davalının temyiz itirazlarının (2) nolu bentte yazılı gerekçelerle kabulüyle hükmün taşınmaza ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE ve 627,75 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy