MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı .... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili; 30.09.2014 tarihinde yapılan hacizler esnasında mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini ileri sürerek istihkak iddiasının kabulüne, yine dava dilekçesinin ekinde ibraz ettikleri 22.10.2014 tarihli tutanak içeriğinden de anlaşılacağı üzere haciz baskısı altında, dosya borcuna mahsuben, çekince koyularak alacaklı tarafa haricen ödenen 15.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu hacizlerin davacı 3. kişi şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresinde yapıldığı,borçlu ve davacı 3. kişi şirketin borcun doğumundan önce kurulduğu, davacı 3. kişi şirket tarafından sunulan faturaların borcun doğumundan önce tanzim edildiği ve bilirkişi raporuna göre faturaların hacizli malları kapsadığı gerekçesi ile; davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına, davacı 3. kişinin haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla ödediğini bildirdiği 15.000 TL'nin iadesine,davacı 3. kişinin yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin ve faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından faiz ve kötüniyet tazminatı yönünden,davalı alacaklı vekili tarafından ise esas yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin tüm,davalı alacaklı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine;
2-Davacı 3. kişi her ne kadar 22.10.2014 tarihli tutanak uyarınca haciz baskısı altında, dosya borcuna mahsuben, çekince koyularak alacaklı tarafa ödenen 15.000 TL’nin iadesine karar verilmesini talep etmiş ise de; 22.10.2014 tarihli haciz tutanağının incelenmesinde muhafaza işlemlerine başlandığı esnada davalı alacaklı vekilinin muhafaza işlemlerinin kesilip başkaca bir işlem yapılmamasını talep etmesi üzerine işlemlere son verildiği, anılan muhafaza işlemleri sırasında davacı 3. kişi tarafından dosya borcuna mahsuben çekince koyularak yapılan bir ödemenin haciz tutanağı ve takip dosyası içeriğinde yer almadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı 3. kişi çalışanı ile davalı alacaklı vekili arasında haricen düzenlenen 22.10.2014 tarihli tutanak uyarınca haricen ödendiği iddia olunan 15.000 TL yönünden harcı verilerek usulüne uygun şekilde açılmış bir dava olmaması ve anılan talebin haricen ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleşme davasının konusunu oluşturacağı nazara alınmadan yazılı şekilde iadeye karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı 3. kişi vekilinin tüm,davalı alacaklı vekilinin (2) nolu bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 8,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.03 .2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.