MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili, 2780 parselde kayıtlı taşınmaz hakkında açılan tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verildiğini ve taşınmaz üzerine haciz konulduğunu ancak kıymet takdiri raporunda müvekkil şirket tarafından yaptırılan kanopi ve LPG dispenser, tank ve tesisatlarının da kıymet takdirine dahil edildiğini açıklayarak öncelikli olarak satış işleminin iptalini, kıymet takdir raporunda yer alan müvekkiline ait kanopi, LPG dispenser, tank ve tesisatları ile ilgili olarak istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının söz konusu taşınmazı almadan önce de istihkak iddia ettiği mahcuzların taşınmaz üzerinde bulunduğunu açıklayarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının dava dilekçesinde konu ettiği eşyalar üzerinde fiili bir haciz işlemi yapılmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/386 Esas sayılı dosyasına konu tasarrufun iptali davasında 2780 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... İcra Müdürlüğü'nün 2009/2274 Esas sayılı dosyasında alacaklıya asıl alacak ve ferilerine yetecek miktarda cebri icra yapabilme yetkisinin tanındığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın içerisinde yer alan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/386 Esas, 2014/ 342 Karar sayılı kararının tetkikinde; davalı alacaklının borçlu adına kayıtlı 2780 parsel sayılı taşınmazın 24.3.2009' da davacı 3.kişiye değerinin çok altında satıldığından bahisle açmış olduğu tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmiş olup, davalı alacaklı ... İcra Müdürlüğü'nün 2009/2274 Esas sayılı dosyasında 17.9.2014 tarihinde taşınmaz üzerine haciz konulması ve satılarak paraya çevrilmesi için kıymet takdiri yapılmasını talep etmiştir. 2780 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 19.9.2014 tarihinde haciz şerhi işlenmiş, 2780 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kıymet takdir raporunda; taşınmazın arsa vasfında olduğu, taşınmaz üzerinde üzeri lanarin örtülü depolar ve akaryakıt istasyonu ile akaryakıt pompalarının üstü örtülü kanopi mevcut olup, akaryakıt pompaları ve depoları haricinde taşınmaza 230.000 TL rayiç değer belirlenmiştir.
Bu durumda haciz; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, arsa niteliğindeki taşınmaz üzerine konulmuş olup taşınmaz üzerinde bulunan kanopi, LPG dispenser, tank ve tesisatları üzerinde haciz bulunmamaktadır. Buna rağmen arsa niteliğindeki taşınmaz ile üzerindeki menkulleri kapsar şekilde kıymet takdiri yapılmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; HMK'nun 33. maddesi gereğince, bir davada ileri sürelen olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek ve yasa maddelerini doğru olarak uygulamak hakimin görevidir. Yani hukuki tavsif hakime aittir. Buna göre, taşınmaz üzerindeki menkulleri elinde bulunduran davacı 3.kişinin talebi şikayet mahiyetinde olup, davacı 3.kişinin şikayet başvurusunda bulunmasında hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; davaya konu menkullerin kıymet takdirinin dışında tutulması yönünde şikayetin kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün İİK'nın 366. ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.