MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, tarafların murislerinin ... ve ... olduklarını, muris ... adına kayıtlı parsel numaraları sonradan belirtilen 2262, 3376, 5414, 770, 5383 parselleri ... de dahil olmak üzere tüm mirasçıların katıldığı bir miras taksim sözleşmesi ile paylaştıklarını, ancak davalıların sözleşme gereği devretmekten imtina ettiklerini bu nedenle davalılar adına olan ve davacılara verilmesi kararlaştırılan parsellerin tapularının iptali ile sözleşmedeki şekliyle davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalılardan ... ve ... senedi kabul etmediklerini, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Diğer davalılar, beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece; Muris ...'nin ölümünden sonra taraflar arasında tanzim edilen miras taksim senedine göre dava konusu 770 parsel sayılı taşınmazın ..., 5414 parsel sayılı taşınmazın ise ...ya taksim edildiği ve zilyetliğine bırakıldığı, bu hususun mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 770 parselin tapusunun iptali ile davacılar ... adına tapuya tesciline, 5414 parsel sayılı taşınmazın da tapusunun iptaline davacılar ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Muris ...’nin 14.05.1990 olan ölüm tarihi ile taksime katılan...’nin 18.08.1992 olan ölüm tarihi arasında yapıldığı anlaşılan tarihsiz taksim sözleşmesinde Mirasçı... Parmak basmıştır. Ancak sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 297 maddesinde “... imza vaazına muktedir olmayan veya yazı bilmeyen şahsın heyeti ihtiyariye ve mahallince maruf 2 şahıs tarafından tasdik edilmiş ve el ile yapılmış bir işaret mühür istimal etmesi caizdir .” hükmü düzenlenmiştir. Somut olayımızda taraflar ve şahit imzaları bulunmakla birlikte muhtar ve 2 azadan oluşan ihtiyar heyetinin onayı bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın Geçici 2. maddesine göre sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasa uygulanır O halde geçerli bir miras taksim sözleşmesi bulunmadığına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 19.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy