MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, muris ...’in vefatından sonra murisin gayrimenkullerinin taksim edildiğini, dava konusu 1450 parselin tamamı ile 706 parselin 7500 m2'sinin davalı ...’a verildiğini, diğer dava konusu 350,529,533,857, 1230,1346,1433,1446,2079,2177,2181,2199,3338 parseller ile 706 parselin 9050 m2'lik kısmının davacılar ve diğer davalılara isabet ettiğini, ancak davacıların davalılarla anlaşarak 1450 parsel ve 706 parselin bir kısmı dışında kalan taşınmazları takas ettikleri ve davacıların yarı yarıya hissedar olduklarını, 1450 parseli ise davacılardan ... 1973 yılında ...’dan satın aldığını ve o tarihten beri kullandığını, ...'in ölümünden itibaren 20 yıllık süre geçtiğinden TMK’nın 713/2 madde şartlarının oluştuğunu, 350,529,533,857,1230,1346,1433,1446,2079,2177,2181,2199,3338 parseller ve 706 parselin 9050 m2'lik kısmı açısından tapu kaydının iptali ile davacılar adına yarı yarıya tesciline, 1450 parselin de tapusunun iptali ile davacı ... adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazların iştirak halinde veraseten intikal gördüğünü, kanunun aradığı koşullarda yazılı bir taksimin söz konusu olmadığını, mirasçılar arasında TMK.nın 713/2 maddesindeki zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... babalarının 1984 yılında vefat ettiğini o günden beri davacılarca taşınmazların kullanıldığını takdirin mahkemede olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; davacılar ile baba bir anne ayrı davalılar arasında taksim ve takastan bahsedildiğini ancak dosyada buna ilişkin herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, tanıklardan ...’in beyanlarından anlaşıldığı kadarıyla dava konusu taşınmazların ...’in vefatından sonra eşi ... ve damadı ... arasında pay edildiğini, 1450 parsel ile 706 parsellerin ...’a verildiğini, muris ...’nin diğer çocuklarına verilmediğini, davacılar ile ...’in vefatından sonra üvey kardeşleri davalılar arasında takas yapılıp yapılmadığını bilmediği muris ... mirasçıları arasında paylaşıldığına ilişkin bu beyanlar dışında dosyada somut bir belgenin bulunmadığı, dava konusu taşınmazların 11.05.1965 yılında tapuya kaydedildiğini, tapu dışı yolla ... tarafından yapılan satışın geçersiz olduğunu, TMK.nın 713/2 maddesi yönünden ise taşınmazların zamanaşımıyla iktisaplarının mümkün olmadığını ve koşulların oluştuğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; miras taksim, TMK 713/1-2 hükümleri ile haricen satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır.
1)Dava konusu 350,529,533,857,1230,1346,1433,1446,2079,2177,2181,2199,3338, 706 ve 1450 parseller 11.05.1965 tarihinde tapulama yoluyla tespit ve tescil edilmiştir. Davacıların kadastro tespiti öncesine ilişkin iptal ve tescil istekleri yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle red kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Anılan parsellere ve paylara ilişkin kadastro sonrası TMK 713/2 maddesindeki ölüm, aynı Kanunun 676 ve 677 maddesindeki harici taksim ve pay satışına ilişkin iptal tescil isteğine gelince; iptal ve tescili istenen ¼ 'er pay malikleri ... davacıların miras bırakanı olup, davalı ... da aynı miras bırakanın mirasçısıdır. Elbirliği mülkiyeti hükmüne tabi olan mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülkiyetin edinilmesi söz konusu olamaz Yargıtay’ın ve Dairemizin sapmaksızın devam eden uygulamaları bu yöndedir. Harici taksim ve pay satışına gelince TMK 676-677 maddelerinin uygulanabilmesi için mirasçılar arasında satış ya da taksim sözleşmesinin yazılı olması ispat değil geçerlilik koşuludur. Davacı tarafça belirtilen parseller yönünden harici satış ya da paylaşım yapıldığına ilişkin herhangi bir yazılı belgeye dayanılmadığına göre anılan parsellerdeki ... ve ... payları yönünden açılan iptal ve tescil davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2) 1450 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 1450 parsel paylı mülkiyet şeklinde 1/4' er hisse ile ..., ..., ... ve ... adlarına kayıtlıdır. Davacılar ile davalı ... ¼ tapu maliki ...’ın mirasçılarıdır. Söz konusu miras bırakan 20.01.1966 tarihinde ölmüştür. Satış tarihi olan 04.02.1973 tarihinde satıcı ... ile alıcı ... mirasçı olup, TMK’nın 677. maddesi uyarınca harici satış sözleşmesi geçerlidir. O halde 1450 parsele ilişkin, davalı ...’ın ...’a isabet eden ¼ paydan kendi miras payına düşen kısmı davacı ...‘e devrettiğinin kabulü gerekmektedir. Mahkemece bu yönden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar vermesi usul ve yasaya uygun değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları 2. bentte açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya aykırı hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise yukarıda 1.bentte belirtilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 19.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy