MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, 23.07.2011 tarihinde yapılan sözleşmeye dayalı olarak, tarafların ortak mirasbırakanı adına kayıtlı ... ilçesinde kain 193 ada 707, 193 ada 688, 152 ada 26, 152 ada 8, 158 ada 9, 310 ada 20 parsel sayılı taşınmazlar ile Kayseri ilinde bulunan 853 ada 974 parselde 2/8 nolu bağımsız bölüm mesken, 853 ada 3449 parselde zemin/-2 nolu bağımsız bölüm dükkan, 2270 ada 4 parselde 9/35 nolu bağımsız bölüm meskendeki davalıya intikal eden miras hisselerinin iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davaya konu sözleşmenin geçersiz olduğu ve sözleşmede belirtilen edimlerin yerine getirilmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kendi edimini yerine getirmeyen davacıların davalıdan edimlerini yerine getirmesini talep edemeyeceği, davacıların sözleşmede belirtilen edimleri yerine getirmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde; davalının, yukarıda parsel numarası belirtilen taşınmazlarda mirasbırakandan intikal eden miras hissesini "Gayrimenkul Senedidir" başlıklı 23.07.2011 tarihli sözleşme ile devrettiğini açıklayarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. Davacı tarafın davasına dayanak olarak sunduğu 23.07.2001 tarihli "Gayrimenkul Senedidir" başlıklı sözleşmenin incelenmesinde; "babamdan kalan malvarlığına karşılık kardeşlerim ..., ... ve ...dan Yenimahalledeki 3000m2 lik arsa ve 25.000 DM (Yirmibeşbin Mark) aldığıma dair aklım ve şuurum yerinde olarak şahitler huzurunda babamızın malvarlığı üzerindeki haklarımı kardeşlerime verdiğime, parayı ve tarlayı aldığıma dair bu senedi imza ettim. Senetten dönecek olursam yukarıda yazılı bulunan paraya senet tarihinden itibaren beher aylığı için şartı ceza olarak %50 faiz ödeyeceğim" ifadelerinin yer aldığı, senedi verenin davalı ... (...), alanların ise davacılar ..., ... ve ... olduğu, şahit imzası ile muhtar onayının bulunduğu görülmüştür. Dosya kapsamından, tarafların ortak mirasbırakanı ... ...'ın 07.04.1999 tarihinde öldüğü, davaya konu yukarıda parsel numaralı belirtilen taşınmazların halen ortak mirasbırakan adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekli, davaya dayanak olarak sunulan sözleşmenin içeriğinde yer alan açıklamalara göre dava, miras payının devri sözleşmesine dayalı TMK'nun 677. maddesi uyarınca açılan pay iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TMK.m.677/1). Mirasçılar arasındaki devirler için söz konusu olan bu yazılı şeklin adi yazılı olarak yapılması yeterlidir. 23.7.2001 tarihli "Gayrimenkul Senedidir" başlıklı sözleşmenin düzenlendiği esnada dava konusu taşınmaz iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup, dava konusu taşınmazda, kayıt malikinin mirasçıları olduğu anlaşılan taraflar arasında yapılan ve miras payının devrine ilişkin bulunan dayanak sözleşme TMK'nun 677. maddesi hükmü uyarınca kural olarak geçerli ve sonuç doğuran bir sözleşmedir.
Her ne kadar Mahkemece, dava TMK'nun 677. maddesi çerçevesinde miras payının devrine ilişkin sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirildikten sonra, 23.07.2001 tarihli sözleşmenin miras taksim sözleşmesi olduğu ve davalıya isabet eden miras payının ancak davacı tarafça sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesi halinde devir ve tescilinin yapılacağı, miras taksimine ilişkin sözleşmeye göre TBK.nun 97. (eski BK 81) maddesine göre kendi edimini yerine getirmeyen davacıların davalıdan edimlerini yerine getirmesini talep edemeyeceği, davacıların sözleşmede belirtilen edimleri yerine getirmediği gerekçeleri ile dava reddedilmiş ise de, miras pay satışına ilişkin sözleşmenin kanunda belirtildiği gibi yazılı şekilde yapılmış olmasına, sözleşmenin içeriğine göre sözleşmeden doğan borç ifa edilmediği takdirde, her bir mirasçı, paylaşma sözleşmesinden doğan borcu ifa etmekten kaçınan mirasçı aleyhine ifa davası açabilir.
O halde Mahkemece, davaya konu 23.07.2001 tarihli "Gayrimenkul Senedidir" başlıklı sözleşmenin TMK'nun 677.maddesi uyarınca miras payı devrine yönelik olarak düzenlendiği, sözleşmenin düzenleme tarihi itibarı ile ölmüş olan ortak muris ...'in terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu ve yazılı olmak koşulu ile elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi taşınmazlar üzerindeki miras payının devri mümkün bulunduğu göz önünde bulundurularak, davanın belirlenen hukuki niteliği, iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 01.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy