MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı; dava dilekçesinde sınır ve mevkiilerini belirttiği taşınmazın 40 yılı aşkın süredir malik sıfatı ile nizası fasılasız zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri gereğince adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı ... temsilcisi davaya bir diyeceği olmadığını bildirmiş, davaya dahil edilen ... vekili yetkisizlik ve görevsizlik iddiasında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile teknik bilirkişiler tarafından 09.03.2011 tarihinde tanzim edilen raporda A harfi ile gösterilen sınırları yazılı 4624 m2 taşınmazın ve B harfi ile gösterilen 3679,05 m2'lik alan ile C harfi ile gösterilen 2004,90 m2 olmak üzere toplam 3679,05m2'lik sınırları belirtilen tarla niteliğindeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; davacının davasına konu taşınmazın 1974 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tapulama harici bırakıldığı, hükme esas alınan 09.03.2011 tarihli teknik bilirkişiler tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda, taşınmazın içinden batı-doğu istikametinde Midyat-İdil karayolu geçtiği belirtilerek, Midyat-İdil karayolunun kamulaştırma sahasında ve mevcut yolda kalan kısımların D (776,12 m2), E (943 m2), F (1170,55 m2) harfleri ile, yolun güneyinde kalan kısmın A (4625 m2), kuzeyin kalan kısımların B (3679,05 m2) ve C (2004,90 m2) harfleri ile gösterildiği görülmüştür. Mahkemece, davanın kabulü ile az yukarıda bahsi geçen teknik bilirkişilerin raporunda A harfi ile gösterilen sınırları yazılı 4624 m2'lik taşınmazın ve B harfi ile gösterilen 3679,05 m2'lik alan ile C harfi ile gösterilen 2004,90 m2'lik alan olmak üzere toplam 3679,05 m2'lik sınırları belirtilen tarla niteliğindeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, yine aynı bilirkişi raporunda D, E, F harfleri ile gösterilen taşınmaz kısımları hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 297/2 maddesi hükmünde taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Hal böyle olunca, tüm deliller birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre dava konusu hükme esas alınan teknik bilirkişilerin 9.3.2011 tarihli raporunda D,E,F harfleri ile gösterilen taşınmaz kısımları ile ilgili infazda kuşku oluşturmayacak şekilde olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 22.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy