MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Olmadığı Takdirde Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, tapu iptali ve tescil bakımından reddine, alacak bakımından kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin 10/11/2003 tarihle satış sözleşmesiyle 940 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 3.kat 2 nolu daireyi 30.000.00 TL bedel karşılığında satın aldığını, bedelini ödeyip daireyi teslim aldığını, davalının bugüne kadar taşınmazın devrini yapmadığını belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini,bu mümkün görülmezse taşınmazın denkleştirici adalet ilkesi gereği dava tarihindeki rayiç bedelinin şimdilik 10.000 TL’sinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sözleşmenin adi yazılı sözleşme olduğunu ve geçersiz olduğunu,davacının davalıdan ödediği 30.000 TL bedelin tahsilini istemiş ise de;davacının davalıdan 30.000 TL tutarlı açık senet aldığını, sözleşme şartlarına göre daireyi davacıya teslim etse de davacının tapunun verilmesi hususunda kendisine baskı kurup tapunun verilmemesi halinde açık senedi işleme koyacağını söylediğini, bunun üzerine davacının kendisine daire karşılığı verdiği 30.000 TL’yi davacıya iade ettiğini ve senedi geri aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece harici sözleşmeye dayalı tapu iptali tescil talebi yönünden tapulu taşınmazın satışının resmi şekle tabi olması nedeniyle davanın reddine, alacak istemi bakımından ise davanın kısmen kabulü ile 89,084,62 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davalıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil; olmadığı takdirde alacak isteğine ilişkindir
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; tapu iptali ve tescil talebinin reddine ilişkin davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacının alacak istemine ilişkin tarafların temyiz itirazlarına gelince;
Davacı taraf 10/11/2003 tarihli sözleşme ile dava konusu taşınmazı satın aldığını ve satış bedeli olan 30.000 TL’yi bu sözleşme ile davalı tarafa ödediği iddiasına dayanarak talepte bulunmuştur. Davalı taraf ise, taraflar arasında iddia edildiği gibi satış sözleşmesi düzenlendiğini ancak dava konusu taşınmazı kat mülkiyeti verilmemesi nedeniyle fiili imkansızlıktan davacıya devredemeyeceğini bildirdiği halde, davacının ısrarı üzerine dosya arasında fotokopisi bulunan 30.000 TL’lik senedi borçlu kendisi alacaklı davacı olacak şekilde düzenlediklerini, bu senetten sonra taşınmazın devredilememesi nedeniyle ve davacının ısrarları üzerine 30.000 TL bedeli davacıya ödeyip senedi geri aldığını ve davacının iddia ettiği sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle tapu iptali ve tescil bakımından reddini ve 30.000 TL satış bedelini ödediği için de alacak davasının reddini savunmuştur. Mahkemece davacının iddia ettiği sözleşme ile davalının sonrasında ileri sürdüğü senet aslı dosya arasına getirtilmediği gibi karşılıklı iddialar konusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş;tarafların sundukları sözleşme ve senet ile ilgili asılların getirtilerek taraflara gösterilmek suretiyle diyeceklerinin sorulması varsa karşılıklı iddia ve savunmalar doğrultusunda taraf delillerinin toplanması,davalı tarafın alacak bedeli olan 30.000 TL’yi davacıya geri ödemediği kanaatine varılırsa dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda denkleştirici adalet ilkesi doğrultusunda teknik bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, davacı vekilinin tapu iptali tescil talebinin reddine ilişkin temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.