MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı,783 parselde 45 dönümlük yerde annesi ...’dan isabet eden hisseleri olduğunu, 2009 yılına kadar taşınmazı kendisinin işlemesine rağmen 2009-2010 yılları arasında rızası hilafına davalının bu yeri işlediğini, bu kişi ile baş edemediğini açıklayarak bu yere davalının haksız elatmasının önlenmesini, 2009-2010 yıllarına ait 2 yıllık ecrimisil bedeline hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı tarafından ayrı bir dava ile dava konusu 783 parsele ilişkin tarlasının ekili halde iken davalı tarafından pulluk ile sürülmesi nedeniyle tüm ürünlerini kaybettiği ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22/12/2010 tarih ve 2010/93 Değişik iş sayılı kararı ile maddi zararının 12.687,12 TL olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğini, bu itibarla maddi zararının 22/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş, mahkemece eldeki dava ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşınmazla ilgili davacının illiyet bağının bulunmadığını, bu yerin davalının zilyetliğinde olup, davacının sürekli olarak taşınmaza tecavüzde bulunduğunu, davacı hakkında davalının 3091 sayılı Kanun'a göre tecavüzün menini talep ettiğini ve 27.04.2009 tarihli men kararı ile davacının tecavüzünün menine karar verildiğini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Kadastro Mahkemesinin 1975/15 Esas sayılı dosyası ile tartışmalı olup dosyanın halen derdest olduğu, mülkiyet hakkını ilgilendiren elatmanın önlenmesi davasında görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olması nedeniyle elatmanın önlenmesi talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine, ecrimisil talebi yönünden davacının mülkiyet hakkının çekişmeli olduğu anlaşıldığından ecrimisil talebi yönünden davanın reddine, iş bu dava dosyası ile birleşen alacak dosyası olan 2011/166 esas sayılı dava dosyasının iş bu dava dosyasından tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına,” karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nun 683. maddesine dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre elatamının önlenmesi istemine ilişkin verilen görevsizlik kararı bakımından davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Ecrimisil talebinin reddine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; kadastro mahkemesinin görevine girmeyen ecrimisil istekleriyle ilgili olarak davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi, mülkiyet uyuşmazlığı ile ilgili görevsizlikle kadastro mahkemesine gönderilen davanın sonucunun beklenmesi ve o dosyanın eldeki dava için bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Mahalli mahkemece değinilen yasanın emredici hükümleri gözardı edilerek karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının 2 nolu bentte gösterilen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, davacının sair temyiz itirazlarının 1. bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 19.02.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.