MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.12.2014 gün ve 232/573sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.04.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ... ve müşterekleri vekili Avukat ... . geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, satın almak suretiyle 1987 yılından beri malik sıfatıyla kullanılan ve öncesi 2 parsel olan dava konusu 112 ada 1 parsel malikinin 20 yıl önce öldüğünü, tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini, davalıların taşınmaz üzerinde zilyetlik ve tasarrufu bulunmadığını açıklayarak tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılardan ... ve arkadaşları vekili, taşınmazın malik sıfatıyla kullanılmadığını, kazanma koşullarının gerçekleşmediğini, yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalılar yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 112 ada 1 parselin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 2 numaralı parsel, hükmen ... ve müşterekleri adına tescil edilmiş, 25.04.2011 tarihinde yenileme yoluyla 112 ada 1 parsel numarasını almış, maliklerden...'nın payı 23.05.2013 tarihinde mirasçılarına intikal etmiştir.
Dava; TMK'nun 713/2. maddesindeki ölüm nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Anılan maddede, aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebileceği açıklanmıştır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere bu maddeye dayalı olarak kazanma koşullarının gerçekleşmesi için aynı maddenin 1. maddesinde yazılı koşulların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.
Dava konusu 2 parselin tesciline ilişkin ... Kadastro Mahkemesi'nin 09.09.1991 tarih 1965/44 Esas 1991/58 Karar sayılı hükmün 29.06.1993 tarihinde kesinleşmesi üzerine, taşınmaz kayıt malikleri adına tescil edilmiştir. Tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesine imkân tanıyan TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan üç halden biri olan “…ölmüş…” ibaresi, “Anayasa Mahkemesi'nin 17.03.2011 tarih ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmişse de; Dairenin sapma göstermeyen uygulamalarında, Anayasa Mahkemesi'nce yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın verildiği 17.03.2011 tarihine kadar hak sahipleri yararına kazanma koşulları oluşmuş, malik 20 yıl önce ölmüş ve 20 yıllık kazanma süresi de dolmuş ise, bu tür hak sahiplerinin de dava açma yönünden kazanılmış haklarının olduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda; Kadastro Mahkemesi hükmünün kesinleştiği 29.06.1993 tarihinden Anayasa Mahkemesi'nce yürürlüğün durdurulması kararının verildiği 17.03.2011 tarihine kadar kanunda öngörülen 20 yıllık kazanmayı sağlayan zilyetlik süresinin davacı lehine gerçekleştiğinden söz edilemez.Her ne kadar tapu kaydında tescil tarihi Kadastro Mahkemesi'nin karar tarihi olan 09.09.1991 yazılı ise de hatalı olarak yazılan bu tarih itibarı ile dahi davacı lehine 20 yıllık kazanma süresi tamamlanmamış kazanma koşulları gerçekleşmemiştir.O halde; mahkemece açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,hatalı değerlendirme sonunda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince hükmü temyiz eden ..., ... ve ... dışındaki davalılar lehine BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.350,00 TL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 4.452,72 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davalılar ... ve müştereklerine iadesine 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.