MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili ve davalının...mirasçıları olduğunu, muristen kalan ...da bulunan 3 katlı binada 4 adet dairenin bulunduğunu, bu dairelerin davalı tarafından kullanılarak davacının miras hakkının kullanılmasının engellendiğini, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/351 Esas ve 2010/178 Karar sayılı ilamı ile davacının miras payına müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil alacağının davalıdan tahsiline karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, kesinleşen bu karardan sonra davalının, müvekkilinin miras hissesinin kullanımına yönelik müdahalesinin devam ettiğini ve noterden çekilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle şimdilik 5.000,00 TL ecrimisilin ait oldukları dönemlerden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, dava tarihinin 26/04/2013 olup en fazla 5 yıllık süre için ecrimisil istenebileceğini, davacı noterden çektiği ihtarnamede 23/11/2007'den sonraki dönemi talep ettiğinden 23/11/2007 ile 26/04/2008 tarihleri arasındaki sürenin zamanaşımına uğradığını, davalının taşınmazdaki hak ve hissesini dava dışı diğer mirasçılar ile birlikte yine dava dışı...’a devrettiğini, bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının muristen kalan evin bakım ve onarım giderlerine katılmadığını, ecrimisil hesabında buna dikkat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ecrimisil miktarının belirlenmesi için resen seçilen bilirkişiye dosya tevdi edilmiş, dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için ecrimisil hesaplanması istenilmiş, inşaat bilirkişisi raporunda ecrimisil miktarını 14.234,00 TL olarak belirlemesi üzerine davacı vekili istemini 14.234,00 TL olarak ıslah etmiş ve harcını yatırmış, bunun üzerine mahkemece davanın kabulü ile 14.234.00 TL'nin her yıl için belirlenen ecrimisil bedelinin dönem sonundan itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İddianın ileri sürülüş şekline göre, dava; tapusuz taşınmaza haksız işgal tazminatı (ecrimisil) isteğine ilişkindir.
Her ne kadar davalı vekili mahkemenin zamanaşımı def'ini dikkate almadan karar verdiğini temyiz dilekçesinde ileri sürmüş ise de; mahkemece zamanaşımı definin kabulü ya da reddine yönelik açık bir ara karar kurulmamakla birlikte, re'sen seçilen bilirkişiye dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedelinin hesaplanması yönünde ara kararı verildiği, bilirkişinin de bu doğrultuda hesaplama yaptığı anlaşıldığından, davalı vekilinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak mahkemece; davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu taşınmazın dava dışı...’a devredildiği beyanı karşısında, aktif husumetin tespitine yönelik mahallinde keşif yapılmadan, davalının savunmaları üzerinde durulmadan, taraf delilleri toplanmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, mahallinde keşif yapılmak suretiyle davalı tarafın dava konusu taşınmazı cevap dilekçesinde iddia ettiği şahsa ecrimisil döneminden önce devredip devretmediği, taşınmazın davalı ya da bu şahıs tarafından haksız işgal edilip edilmediği hususlarının kesin olarak saptanıp, taraflar arasındaki önceki dava dosyası da dikkate alınıp deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermek olmalıdır. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 12.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy