MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili, 14.03.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında müvekkiline ait bir kısım eşyaların haczedildiğini, takip borçlusunun müvekkiline ait işyerinde sigortalı işçi olduğunu, borçlunun borcu nedeniyle üçüncü kişi konumunda bulunan müvekkiline ait eşyaların haczedilemeyeceğini iddia ederek davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan haciz zaptı içeriğinden takip borçlusunun, kendisine ait yeleği patron masasındaki koltuğa asılı bıraktığı, ayrıca haciz mahallindeki ortam gerildikten sonra patron masasının çekmecesinde bulunan evrakları alarak haciz mahallini terk ettiği,takip borçlusunun işyerindeki eşyalar üzerinde hakimiyet kurduğunun kabulü gerektiği, davacının da borçlu ile birlikte işyerindeki eşyaların zilyedi olduğu kabul edilse dahi mülkiyet karinesinin borçlu dolasıyla alacaklı yararına olduğu, üçüncü kişi konumunda bulunan davacının ise mülkiyet karinesinin aksini ispat külfeti altında bulunduğu, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen yoklama fişi, vergi levhası ve işe giriş bildirgesi fotokopilerinin mülkiyet karinesinin aksini ispata yarar, elverişli delillerden olmadığı, tanık deliline dayanılmış ise de; HMK'nun 318. maddesi gereğince usulüne uygun tanık bildirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Talep, üçüncü kişinin haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.
Temyize konu dava dosyası ve ekinde bulunan takip dosyasının incelenmesinden; davanın istihkak iddia eden 3. kişi ... tarafından, alacaklı ... aleyhine 18.03.2013 tarihinde açıldığı, mahkemenin 2013/155 Esas numarasına kaydedilmiş olup dava dilekçesi içeriğinde hacze konu mahcuzların meslek için gerekli eşya sınıfına girmesi nedeni ile yapılan haciz işleminin iptali ile mahcuzların 3. kişiye aidiyetinin tespiti, hacizlerin kaldırılması ve davalı aleyhine %40 oranında tazminata hükmedilmesi taleplerinin bulunduğu görülmüştür. Yargılama devam ederken mahkemece, 12.07.2013 tarihli celsede verilen karar ile haczedilmezlik şikayetinin dosyadan tefrikine ve ayrı bir esasa kaydedilmesine, kanıtlanamayan istihkak davasının ise reddine karar verilmiştir. Akabinde haczedilmezlik şikayetiyle ilgili talep yönünden dava, mahkemenin 2013/463 Esas sayısına kaydedilmiş ve yapılan yargılama neticesinde 2013/573 Karar sayılı karar ile haczedilmezlik şikayeti konusunda temyize konu karar verilmiştir.
Yukarıda anlatılan dava dosyası safahatından da anlaşılacağı üzere; temyize konu dava bir istihkak davası olmayıp, haczedilmezlik şikayetine yöneliktir. Davacı 3.kişi, davaya konu takip dosyası olan ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5941 Esas sayılı takip dosyasında taraf olmayıp anılan hacizde 3. kişi sıfatına sahiptir. Davacı 3. kişi takipte taraf olmadığından mahcuzlara ilişkin haczedilmezlik şikayetinde bulunmaya yetkili değildir. Bu durumda, 3. kişinin haczedilmezlik şikayeti yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tefrik edilen istihkak davası ile ilgili olarak davanın esastan reddine ve davalı lehine tazminata karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.