MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, hacze konu eşyaların davacıya ait olduğunu, haciz işleminin yapıldığı evin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, elektrik, su, doğalgaz aboneliklerinin de kendi adına olduğunu, annesi sağ olmadığı için borçlunun değişik zamanlarda çocuklarının yanında kaldığını açıklayarak istihkak davasının kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişinin borçlunun kızı olduğunu, hacze konu malların borçluya ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu eşyaların bulunduğu yer davacıya ait olup doğalgaz, elektrik ve su aboneliklerinin de davacı adına kayıtlı olduğu, davacı tarafından sunulan mobilya ve televizyon faturalarından haczedilen eşyaların davacıya ait olduğunun anlaşıldığı borçlunun esasen sürekli kalmak iradesiyle davacının adresinde bulunmadığı, yılın belirli dönemlerinde kaldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile haciz işleminin iptaline karar verilmiş, kararı davalı alacaklı vekili ve davacı 3.kişi vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, dayanak ilamda yazılı adresde yapılmış olup, borçlu da haciz sırasında hazır bulunmuştur. Öte yandan, davacı 3.kişi borçlunun kızıdır. Buna göre, İİK'nın 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davacı 3. kişi tarafından sunulan, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı ve ayırt edici niteliği bulunmayan faturalar, elektrik ve doğal gaz faturaları yasal karinenin aksini ispata yeterli bulunmadığı gibi istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nın 366. ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.