MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişiler vekili, müvekkili ...'in 25.11.2014 tarihinde kiraladığı konutunda haciz işleminin yapıldığını, haciz mahallinin borçlu ile bir ilgisinin olmadığını, haczedilen bütün malların 3. kişi Selin İmer'e ait olduğunu, hacze konu malların bir kısmının davacı 3.kişi Selin İmer'e kardeşi olan diğer davacı 3. kişi ... tarafından hediye edildiğini, hediye edilen malların davacı 3. kişi ... adına faturaları bulunduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile mallar üzerindeki haczin kaldırılarak müvekkiline iadesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili; hacze konu malların müvekkiline ait olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece,davacı ...'in görülmekte olan dava konusu hakla ilgisi bulunmadığından açmış olduğu davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine; diğer davacı ... yönünden ise, ödeme emrinin tebliğ edildiği yer ile haczin gerçekleştirildiği yerler farklı olup, davalı alacaklı karinenin aksini ispat edememiş, davacı ise ispat yükü kendisinde olmamasına rağmen dosyaya sunduğu delillerle kendi yararına olan karineyi pekiştirmiş olduğu gerekçesi ile ... yönünden davanın kabulü ile dava konusu mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu 28.01.2015 günlü hacizde hazır bulunan Selin İmer, hacze konu yerin ve mahcuzların kendisine ait olduğunu söyleyerek istihkak iddiasında bulunmuş, dava dilekçesinde de hacze konu menkullerin Selin’e ait olduğu, malların bir kısmının diğer davacı ... tarafından Selin İmer'e hediye edildiği belirtilmiştir.
İİK'nun 96/1. maddesi uyarınca istihkak iddiasının mülkiyet, rehin vb. haklardan birisine dayanılarak ileri sürülmesi gerekir.
Somut olayda, davacı ..., adına düzenlenmiş hacze konu mallarla ilgili olduğu iddia edilen faturalar dava dilekçesine eklenmiş ise de; bu malları diğer davacı ...’e hediye ettiği belirtilmiş olup, ... lehine istihkak iddiasında bulunulmamıştır. Üçüncü kişi olarak taraf sıfatı taşımadığından hakkında açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken bu davacı bakımından davanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bununla birlikte, davacı ..., adına istihkak iddiasında bulunulmasına ve iddianın dava dilekçesinde tekrarlanmasına rağmen, hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy