MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasına konu 203 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın kendisi tarafından yapıldığını açıklayarak, binanın tarafına ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, binanın yapılmasına rıza göstermediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 203 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı betonarme evin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nın 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacılar yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları oranında, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları oranında sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 203 ada 1 parsel sayılı taşınmaz davacı ile davalı adına ½ hisse oranında paylı mülkiyet hükümlerine göre kayıtlıdır. Hükme esas alınan 16.03.2015 havale tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilen 3 katlı betonarme yapının dava tarihi itibari ile değeri 109.450,00 TL'dir. Davalının 1/2 payına isabet eden dava değeri ise 54.725,00 TL'dir. Bu miktar üzerinden alınması gereken karar ve ilam harcı 3.738,26 TL olup, 170,80 TL peşin harç ve sonrasında 1.698,33 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.869,13 TL harç alınmıştır. O halde davalıdan alınması gereken karar ve ilam harcının kalan kısmı 1.869,13 TL olduğu halde, alınması gereken harç 7.476,53 TL kabul edilerek, geriye kalan kısım 5.607,40 TL olarak belirlendiği gibi, yukarıda belirtildiği üzere kabule konu dava değeri ( 54.725,00 TL) üzerinden davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti 6.319,75 TL olduğu halde 11.156,00 TL olarak belirlenmiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 3. ve 4. fıkralarının HUMK'un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle; hükmün 3. fıkrasındaki “ ... 7.476,53 TL ... ” rakamının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “ ... 3.738,26 TL ...” rakamının yazılmasına, hükmün 3. fıkrasındaki “ ... 5.607,40 TL ...” rakamının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “... 1.869,13 TL ...” rakamının yazılmasına, hükmün 4.fıkrasındaki “...11.156,00 TL ...” rakamının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “... 6.319,75 ...” rakamının yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy