MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ve müşterekleri ile ... ve ... ve müşterekleri, dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.01. 2015 gün ve 578/52 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili ile diğer davalılar tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.04.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 11 parça taşınmazın ortak muristen kaldığını, taraflar arasında 1984 yılında taksim sözleşmesi düzenlendiğini, söz konusu taşınmazların taksim sözleşmesi uyarınca vekil edenlerin yakın miras bırakanı ...'ye bırakılmasına karşılık davalıların ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... vekili, taksim sözleşmesinin usulüne uygun düzenlenmediği gibi sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmeye uyulmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalılar yargılama oturumlarında temsil olunmamışlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parseller,1962, 1970 ve 1979 tarihlerinde kadastro yoluyla ve hükmen tarafların ortak kök murisi ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Dava; TMK'nun 676. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.Yukarıda açıklanan madde uyarınca, taksim sözleşmesi tüm mirasçıların katılımı ile geçerli olur. Mirasçılardan bir veya bir kaçının usulüne uygun olarak taksim sözleşmesine katılmaması taksim sözleşmesini geçersiz kılar. HUMK'nun 297.maddesi uyarınca parmak basılmak suretiyle düzenlenen adi nitelikteki sözleşmenin geçerli olması için iki tanık, muhtar ve en az iki azanın tasdiki gerekmektedir. Dayanak taksim sözleşmesinde tanıklar ve muhtarın tasdiki var ise de ihtiyar heyetinin tasdiki bulunmamaktadır.
O halde; sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun anılan maddesindeki koşulları taşıdığından söz edilemez.
Ne var ki, başlangıçta geçersiz olan ve usulüne uygun olarak düzenlenmeyen adi nitelikteki taksim sözleşmesinin iyi niyetle taraflarca yerine getirilmesi halinde başlangıçta geçersiz olan sözleşmeyi geçerli hale getirir. Geçerli hale gelen taksim sözleşmesi uyarınca edinimini yerine getirmeyen tarafın TMK.2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılmasını teşkil eden tutum içinde olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; taksim sözleşmesinde yazılı taşınmazların tapu kayıtları ve akit tabloları ile taksim sözleşmesinin düzenlendiği tarihten sonraki tüm tedavül kayıtlarının tapu müdürlüğünden istenilmesi, taksim sözleşmesi uyarınca işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması, bu hususta gerekli görülmesi halinde taraf tanıklarının yeniden dinlenilmesi, ondan sonra toplanan delillere göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de, nüfus kaydına göre ortak kök muris ... olup, dava konusu taşınmazlardan 106 parsel ... adına kayıtlı bulunmaktadır. Tapu kayıt maliki ile ortak kök murisin aynı kişi olup olmadığı üzerinde durulmadığı gibi, davacı tarafa tapuda kayıt düzeltmesi için süre ve imkan verilmeden bu parsel hakkında da davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edinilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflar Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından vekalet ücreti takdirine yar olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 1.424,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy