MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mülkiyetin Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan Hazine temsilcisi, Karayolları Genel Müdürlüğü vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, ... mevkiinde bulunan, doğusu Hazine arazisi, batısı ... tarlası, kuzeyi ... varisleri taşınmazı, güneyi mera olan taşınmazın, kırk yılı aşkın süredir vekil edeninin zilyetliğinde olduğunu, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından taş ocağı yolu açmak suretiyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını açıklayarak, Türk Medeni Kanunu'nun 639.maddesi uyarınca, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Hazine temsilcisi ile Karayolları Genel Müdürlüğü vekili davanın reddini savunmuş...Köyü Tüzel kişiliği ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, “Davanın kabulü ile; ...Mahallesinde bulunan, fen bilirkişilerinin 02/06/2014 havale tarihli raporlarına ekli krokide nokta taramalı ve "A" harfi ile gösterilen 3874,31 m2'lik kısmının mülkiyetinin ... oğlu davacı ...'e ait olduğunun tespitine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Hazine temsilcisi ile davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü ve ... vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki;
Taşınmaz başında yapılan keşifte alınan beyanlar soyut ve uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli nitelikte olmayıp, davacı tarafın, tanıkların dinlenilmesinden vazgeçmesi olmadığı halde, bildirilen diğer tanıklar da dinlenilmemiştir. Zirai bilirkişi tarafından verilen rapor, bilimsel verilerden uzak olduğu gibi, davaya konu yerin evveliyatı ve niteliği de yeterince araştırılmamıştır. Ayrıca, Türk Medeni Kanunu'nun 713/4 maddesi uyarınca yapılması gereken gazete ilanı yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Komutanlığından getirtilmeli, bundan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve davacı tarafın bildirmiş olduğu tanıklar, ziraatçı bilirkişi ve serbest çalışan jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmalı; yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; uzman ziraat bilirkişisinden çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle ve çekişmeli taşınmaz bölümlerinin toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, rapor ekinde taşınmazı değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesi istenilmeli, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmaz bölümleri hava fotoğraflarında işaretlenmek suretiyle bu yerlerin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi istenilmeli, Türk Medeni Kanunu'nun 713/4 maddesi uyarınca yapılması gereken gazete ilanı yapılmalı, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Kabule göre ise; yasal hasım durumunda bulunan Hazine ve diğer kamu tüzel kişilerinin harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalılardan Hazine temsilcisi ile davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü ve ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden Belediye Başkanlığına iadesine, 28.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.