MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 13.01.2015 tarihli hacizde haczedilen malların tamamının vekil edenine ait olduğunu, haciz sırasında vekil edeninin muhasebecisi tarafından işe başlama bırakma bildirimleri ile 03/02/2015 tarihli yoklama fişinin dosyaya ibraz edildiğini ancak buna rağmen yapılan haciz işleminin usulsüz olduğunu belirterek istihkak iddialarının kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın ispatlanamadığından reddine ve davalı alacaklı lehine 6.000,00 TL vekalet ücreti takdirine karar verilmiş, hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
13.01.2015 tarihli hacizde hazır bulunan üçüncü kişi ... istihkak iddiasında bulunmamıştır. Haciz sırasında, işe başlama bırakma bildirimleri ile yoklama fişinin sunulması bir istihkak iddiası olarak nitelendirilebilir ise de bu belgeleri sunan muhasebecinin üçüncü kişi adına istihkak iddiası ileri sürme yetkisi bulunmadığından, usulüne uygun bir istihkak iddiasının varlığından söz edilemez.
Kaldı ki, haciz sırasında hazır bulunan ve istihkak iddiasında bulunmayan 3.kişi ..., hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde istihkak davası da açmamıştır. Bu durumda Mahkemece, davanın 6100 sayılı HMK’nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddi ile karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesinde yer alan : "... (2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur...” şeklindeki düzenleme gözetilerek davalı alacaklı yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, davanın esastan reddi ile davalı yararına nispi vekalet ücreti takdiri hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki “ ... ispatlanamadığından.. ”‘’ ibaresinin çıkarılarak yerine “..usulden...” ibaresinin yazılmasına ve yine 5. bendindeki “ 6.000,00 TL …” ibaresinin çıkartılarak yerine “…500,00.-TL maktu …” ibaresinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy