MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 30.01.2013 tarihinde yapılan haciz esnasında borçluya ait menkullerin haczedildiğini, borçlunun sırf borçtan kaçmak amacı ile eski ortağı olan davalı 3. kişiye usulsüz ve hileli devir yaptığını öne sürerek davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; haciz yapılan iş yerini devralan 3. kişinin borçlu şirketin kurucu ortakları arasında yer aldığı,borçlu şirket ile aynı iş alanında faaliyet gösterdiği,takibe dayanak mahkeme ilamının 02/11/2012 tarihli olduğu da dikkate alındığında; borçlu şirkete ait iş yerinin borcun doğumundan sonra muvazaalı olarak devredildiğinin kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK'nın 99.maddesine dayalı alacaklının istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1-Mahkeme karar tarihinden sonra ... 2. İcra Dairesinin 14.07.2014 tarihli yazısı ile borçlu şirketin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12.09.2013 tarihli,2013/4 Esas sayılı dosyası ile iflasına karar verildiği bildirilerek müflis aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğü’nün 2013/46 Esas sayılı dosyası ile yürütülen takibin İİK’nın 193. maddesi uyarınca durdurulmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
İflas davasının sonucunda verilecek iflas kararı kesinleştiğinde,borçlu hakkındaki icra takipleri düşeceği için dava konusu haciz de ortadan kalkacaktır.(İİK'nın 193/2. maddesi )
Bu sebeple;verilen iflas kararının aşaması belirlenerek gelmiş olduğu durum dikkate alınmak suretiyle istihkak davası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün gözetilerek İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,taraflarca İİK'nın 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy