MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ve müşterekleri taraflarından duruşmalı olarak ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, vekil edenlerinin murisinin, 20.05.1976 tarihli sözleşme ile, ortak muris ...'ya ait 2049 parsel sayılı taşınmaz ile yine tarafların kök murisi ...'ya ait 2048 parsel sayılı taşınmazları satın aldığını, davalıların, ...'ya ait taşınmazı devretmeyi kabul etmelerine rağmen, ...'ya ait taşınmazı devretmeye yanaşmadıklarını açıklayarak, 2048 ve 2049 parsel sayılı taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenlerinin adına tesciline, olmaz ise murisin ödediği bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; “Davanın reddine” ilişkin olarak verilen 29.04.2010 tarih ve 2008/56 Esas, 2010/134 Karar sayılı kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairenin 12.03.2012 tarih ve 2011/7703 Esas, 2012/1709 Karar, sayılı ilamı ile, davalılardan ... hakkında verilen ret kararı açısından ONANMASINA, diğer davalılar açısından ise BOZULMASINA karar verilmiştir.
Bozma ilamında; “Davalı ...’ye karşı açılan dava bakımından yapılan incelemede, davalı 20.05.1976 tarihli senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ve sahte olduğunu ileri sürmüştür. Bu durum karşısında taraflardan senet aslının temin edilmesi, oturarak ve ayakta yazı, rakam ve imza örneklerinin alınması, resmi kurumlardan ...’nin imza atabildiği belgeler getirtilerek dosya arasına konulması, dosyanın tomarıyla birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilerek imza, rakam ve yazı karşılaştırması yapılarak senet altındaki imzanın ... Yavaş’ın el mahsulü olup olmadığı konusunda rapor alınması, senet aslının bulunmaması ya da fotokopi örneğine göre Adli Tıp Kurumunca imzanın kime ait olduğunun belirlenememesi durumunda davacılar vekilinin dava dilekçesinde “sair delail” demek suretiyle yemin deliline de dayandığının kabulüyle bu konuda davacı tarafın yemin teklifi hakkını kullanıp kullanmayacağı, davalı ...’nin yemin teklifini kabul edip etmeyeceği yönü üzerinde durulması, teklif ve kabul halinde yönt... uygun bir biçimde yeminin yaptırılması ve hasıl olacak sonuca göre ...’ye karşı açılan dava bakımından bir karar verilmesi düşünülmelidir” açıklamalarına yer verilmiş, davalı ... vekilinin, kararın
düzeltilmesini talep etmesi üzerine yapılan incelemede, Dairenin 26.11.2012 tarih ve 2012/8385 Esas, 2012/11162 Karar sayılı ilamı ile; “Sair karar düzeltme isteminin reddine, TMK.nun 677. maddesi uyarınca miras payının devrine ilişkin sözleşmelerin yazılı olması gerektiğine, davanın ispatı bakımından yemin delilinin taraflara herhangi bir hak bahşetmeyeceğine karşın Yargıtay ilamının bozma bölümünde 'davacı tarafın yemin teklif hakkını kullanmayacağı' yönünde bozmada açıklama getirilmiş olması maddi hataya dayalı olduğundan bu tümcelerin (ibarelerin) bozma ilamından çıkartılmasına” karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davalı ...'a ait olduğu iddia edilen imza ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu aracılığı ile inceleme yaptırılmış, imzanın davalı ...'ye ait olup olmadığının tespit edilememesi üzerine, davacı taraf yemin teklifinde bulunmuş, davalı vekili tarafından ise, az yukarıda değinilen Yargıtay İlamı ile, yemin teklifine ilişkin tümcelerin bozma ilamından çıkarıldığı gerekçesi ile yemin teklifi kabul edilmemiştir.
Yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, “Davalı ... hakkında verilen 2008/56 Esas, 2010/134 Karar sayılı karar kesinleştiğinden, bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının diğer davalılar aleyhine açtığı davasının KABULÜNE” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan ... vekili ile davalılardan ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalılardan ..., ..., ... ve ...'nın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Az yukarıda açıklandığı üzere, TMK' nun 677. maddesi uyarınca miras payının devrine ilişkin sözleşmelerin yazılı olması ispat koşulu olmayıp geçerlilik koşulu olduğundan, sözleşmenin ve davanın ispatı bakımından yemin delili taraflara herhangi bir hak bahşetmez. Davalılardan ... vekilinin kararın düzeltilmesi talebinin incelenmesi neticesinde verilen, Dairenin 26.11.2012 tarih ve 2012/8385 Esas, 2012/11162 Karar sayılı ilamında bu husus açıklanarak, yemin delilinin hatırlatılmasına ilişkin maddi hataya dayalı tümcelerin ilamdan çıkartılmasına karar verilmiş ve Mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Hal böyle olunca, davalılardan ...'ın miras payını devrettiğine dair geçerli bir sözleşme mevcut olmadığından, ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılardan ..., ..., ... ve ...'nın temyiz itirazları (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 250,00 TL peşin harcın 2.223,18 TL onama harcına mahsubu ile kalan 1.973,18 TL'nin temyiz eden davalı ... ve davalı ... ve müştereklerinden ayrı ayrı alınmasına, istek halinde davalı ...'dan peşin alınan harcın iadesine, 28.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy