MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, müvekkili aleyhine yapılan takipte talep edilen işlemiş faiz oranı ve miktarlarının fahiş olduğunu, takip sonrası işleyecek bankalar arası en yüksek mevduat faiz oranının % 18 olarak belirtilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek itirazlarının kabulü ile yeniden hesaplama yapılmasını, fazla ve fahiş talep edilen faiz ve oranlarının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece faiz oran ve miktarlarına yönelik olarak bilirkişi raporu doğrultusunda itirazlarının kabulü ile; icra emrindeki 3.493,00 TL kıdem tazminatı için istenebilir faiz miktarının 1.269,94 TL, 100,00 TL fazla mesai ücreti için istenebilir faiz miktarının 32,26 TL, 6.462,00 TL fazla mesai ücreti için istenebilir faiz miktarının 898,75 TL, 100,00 TL hafta tatili ücreti için istenebilir faiz miktarının 32,26 TL, 568,00 TL miktarlı hafta tatili için istenebilir faiz miktarının 79,00 TL, 100,00 TL'lık bayram genel tatil ücreti için istenebilir faiz miktarının 32,26 TL, 652,00 TL bayram ve genel tatil ücreti için istenebilir faiz miktarının 90,68 TL olarak düzeltilmesine bu miktarlar üzerindeki kısımlar yönünden takibin iptaline karar verilmiş olup hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
HMK'nun 297/2. maddesi, " Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir " hükmünü içermektedir.
Somut olayda, borçlu vekilinin İcra Mahkemesi’ne başvuru nedenleri arasında takip sonrası işleyecek faiz oranına ilişkin itirazı da bulunmaktadır. İcra Mahkemesi'nce bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece, bu husus da incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.