MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Hazine vekili, davaya konu 107 ada 40 parsel sayılı taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, daha önce tarım arazisi olarak kullanılmakta olan taşınmazın, uzun yılardır bu vasıfla kullanılmadığını açıklayarak, dava konusu 40 parsel sayılı taşınmazın hali arazi vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davalılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin kabulü için taşınmazın imar-ihyasının tamamlanmasından sonra kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık arasız, çekişmesiz ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin sürdürülmesi gerekir. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının en az üç ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilerek bu fotoğrafların jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi tarafından stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilen ya da ekilemeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır.
Ayrıca, Mahkemece; ziraatçı bilirkişinin, çekişmeli taşınmazın ne kadar süredir, ne şekilde kullanıldığını açıklamak bakımından yetersiz raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
O halde; mahkemece öncelikle tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait farklı stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan getirtilmeli, daha sonra; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, fen bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu aracılığı ile yapılacak keşifte; yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerinden; taşınmazın öncesi, niteliği, zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, ne kadar süredir ne şekilde kullanıldığı, tespit tarihine kadar davalılar yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolup dolmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki doğabilecek çelişkiler yüzleştirme yapılarak, kadastro tespitine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde ise kadastro tespit bilirkişileri dinlenerek çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliğini, üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyanın ne zaman tamamlandığını, ne kadar süredir tarım arazisi olarak kullandığını bildirir, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisinden ise keşfi takibe elverişli krokili rapor alınmalı, getirtilen hava fotoğrafları jeodezi veya fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, bu kapsamda çekişme konusu taşınmaz bölümü hava fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin kısmen veya tamamen ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinden rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri beyanları bilimsel esaslara göre hazırlanmış bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Belirtilen ilkelere uygun olmayacak şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.