MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, 29.07.2013 tarihinde haczedilen mallarla ilgili olarak davalı tarafça istihkak iddiasında bulunulduğunu, davalı 3. kişinin istihkak iddiasının hukuka aykırı olduğunu, alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile yapıldığını belirterek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu hacizlerin 29.07.2013 tarihinde İİK’nun 99. maddesine göre yapılarak alacaklıya dava açmak üzere süre verildiği, alacaklı vekili tarafından süresi içinde davanın açıldığı, ancak alacaklı vekilinin şikayet başvurusu nedeniyle, Mahkemenin 27/02/2014 tarih ve 2013/556 Esas 2014/116 Karar sayılı ilamı ile şikayete konu hacizlerin İİK'nun 97. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına karar verildiği ve kararın 29/04/2014 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesi üzerine 25/12/2014 tarihli celsede davalı 3. kişi vekiline istihkak davası açmak üzere 7 günlük kesin süre verildiği, davalı 3. kişi tarafından 31/12/2014 tarihinde ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/860 Esas sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığı, alacaklı vekilinin eldeki davayı takip etmekte hukuki menfaati kalmadığından, 12/03/2015 tarihli celsede davacı alacaklıya eldeki davayı takip edip etmeyeceğinin sorulduğu, davacı alacaklı vekili tarafından davayı takip etmeyeceklerinin bildirildiği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK'nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu hacizler 29.07.2013 tarihinde İİK'nun 99. maddesine göre yapılarak alacaklıya dava açmak üzere süre verilmiş, alacaklı vekili tarafından 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde eldeki dava açılmış, ancak alacaklı vekilinin şikayet başvurusu nedeniyle, aynı Mahkemenin 27.02.2014 tarih ve 2013/556 Esas 2014/116 Karar sayılı ilamı ile şikayete konu hacizlerin İİK'nun 97. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına karar verilmiş ve anılan karar 29.04.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Bu şekilde, İİK'nun 99/1. maddesi gereğince icra mahkemesine istihkak davası açması için alacaklıya süre verilmesi işleminin iptali ile alacaklının dava açma yükümlülüğü ortadan kalktığından, dava konusu kalmıştır. Bu durumda Mahkemece, dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; HMK'nun 150/1- 4-5 maddesinde "usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.... Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır". hükümlerine yer verilmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrasında "takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği" belirtildikten sonra 4. fıkrasında "Dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenileneceği," 5. fıkrasında "işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılacağı" ifadelerine yer verilmiş olup, Mahkemece davacı alacaklı vekilinin davayı takip etmeyeceğini beyan ettiği 12.03.2015 ve 25.06.2015 tarihli celselerde dosyanın işlemden kaldırılmayarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel Mahkeme hükmünün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.