MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair 14. Aile Mahkemesi'nden verilen 12.06.2014 gün ve 577/452 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.04.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar vekili Avukat... geldi. Karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya eksiklikten geri çevrilmiş; mahkemece istenilen dosyalar eklenerek gönderilmiş olup dosya incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, eldeki ve birleşen dava dosyasına verdiği dava dilekçesinde, eşi ...'in 10.07.2008 tarihinde öldüğünü, evlilik birliği içerisinde sahip olunan taşınmaz, banka hesapları ile 3. kişilerde bulunan alacakları üzerinde mal rejiminin tasfiyesi hükümleri uyarınca 1/2 oranında tasfiye alacağı bulunduğunu, davalıların müteveffanın gerçek anne ve babası olmadığını ileri sürerek, tasfiye alacağı belirlenerek davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın yersiz açıldığını, müteveffanın borç almak suretiyle taşınmazı edindiğini, açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava; ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davacı vekili, davalıların müteveffanın gerçek anne ve babası olmadığını, bu nedenle yasal mirasçı olamayacaklarını ileri sürerek davalılar hakkındaki soy bağının düzeltilmesine ilişkin davanın sürdüğünü bildirmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı ... tarafından soy bağının düzeltilmesi talebiyle davalılar aleyhine 12. Aile Mahkemesinde 2014/214 Esas sayılı davayı açtığı 21.05.2015 tarih 2015/343 Karar ile davanın reddine karar verildiği ancak dosyanın temyiz aşamasında bulunduğu henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır
6100 sayılı HMK.nun 165/1. maddesinde, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebileceği açıklanmıştır.
Somut olayda; eldeki dava, ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesi isteğine ilişkin bulunduğuna, taraflar, müteveffa ...'in yasal mirasçıları olduğuna ve davacı tarafından davalıların ...'ın gerçek anne-babası olmadığının ileri sürülüp dava açıldığına ve soy bağının düzeltilmesi davasının başarıya ulaşması halinde davalıların mirasçılık sıfatını kaybetmeleri söz konusu olacağına göre, anılan dava eldeki davayı etkileyeceğinden sonucunun beklenmesi gerekecektir. Bu yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA; bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine ve Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 436,85 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 110,00 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.