MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejimininin Tasfiyesi
... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının reddine dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 27.01.2015 gün ve 201/57 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.04.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, tarafların 2003 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde sahip olunan taşınmazlar, araç ve banka hesapları üzerinde tasfiye alacağı bulunduğunu ileri sürerek mal rejiminin tasfiyesi ile müvekkili lehine 1/2 oranında mülkiyet tesisine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun olarak açıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, mal rejiminin tasfiyesinde mülkiyet (ayın) isteğinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir (6100 sayılı HMK.33 m.). Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir ve delil gösterilmesini isteyebilir (HMK. 31 m.).
Davacı vekili, dava dilekçesinin (b) ve (c) bentlerinde, evlilik birliği içerisinde sahip olunan taşınmazlar, araç ve banka hesapları üzerinde mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu ileri sürerek, taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi ile vekil edeni lehine 1/2 oranında mülkiyet tesisine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, mal rejiminin tasfiyesini talep ettiğine göre mahkemece, yukarıda açıklanan usul hükümleri uyarınca davacı vekiline dava ve talebini açıklanması hususunda süre ve imkan verilmesi, dava ve talebin niteliğinin belirlenmesi, taraf delilleri eksiksiz olarak toplandıktan sonra esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonunda yazılı nedenlerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.350,00 TL. Avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy