MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davaya konu 190,00 m2 ölçümlü taşınmazı satış senedi ile dava dışı ...'ndan satın aldığını, 1991 yılından itibaren zilyedi olduğunu, vergilerini ödediğini, ancak davalının evraklara kendi fotoğrafını yapıştırarak taşınmazı kendi üzerine aldığını, bu nedenle davalı adına olan tapunun iptali ile taşınmazın kendi adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, davacının taşınmazına tecavüz ettiğini,...19. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş mahkumiyet kararının ve ... Kaymakamlığınca verilmiş men kararının olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazda 1959 yılında kadastro geçtiği ve Hazine adına tescilinin yapıldığı, tapudan geldi gittisine ilişkin tapu kaydı istendiğinde her hangi bir geçmiş kaydının olmadığı, 24/03/2006 tarihinde bu taşınmazın bir kısım hissesinin davacı tarafından satın alındığı, aynı yıl içerisinde imar uygulamasının geçtiği, 11/10/2006 tarihinde imar uygulaması ile davalıya 230,27 m2'lik kısmın verildiği, davacının 1991 yılından itibaren kullanıcı olduğu, dinlenilen tanık beyanlarının da bu yönde olduğu, davalı tanıklarının da bu yerin davacıya ait olabileceğini belirttiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,... parsel sayılı tapulu taşınmazdaki fen bilirkişisi ...'ın 30/10/2014 tarihli fen bilirkişisinin raporu ve krokisinde sarı renkli etrafı kesik kırmızı çizgi ile berirtilen kısım yönünden davalı ...'in 201400/240000 hissesinden 117633/240000 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline geri kalan 83767/240000 hissesinin davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; tapulu taşınmazların satışı TMK'nun 706, BK'nun 213 (6098 sayılı TBK'nun 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri gereğince, resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir mülkiyet hakkı bahşetmez. TMK'nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır. Bu sebeple resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Davaya konu 7275 ada 1 parsel, 1154 parselin (1154 parselde 18.09.1959 tarihinde kadastro geçmiş ve Hazine adına tescil edilmiştir. İfrazından oluşan 1325 parselin imarı sonucu 11.10.2006 tarih 3865 yevmiye ile oluşmuştur. 7275 ada 1 parselin 386/2400 hissesi ... Belediyesi adına kayıtlı iken, 2014/2400 hissesi davalı ... adına kayıtlı olup, davalı taşınmazdaki hissesini 24.03.2006 yılı 1010 ve 1011 yevmiyeler ile satın almıştır. Diğer taraftan davacının sunduğu 25.10.1991 tarihli ‘‘Satış Senedi’’ başlıklı belgede dava dışı ...’nun Aydos mevkii Fatih Mahallesi’nde bulunan yerinin 190,00 m2’sini davacı ...’a sattığı belirtilmiştir. Sözleşme tarihi olan 1991 yılında taşınmaz tapulu bulunduğundan, haricen satışın geçerli olduğundan bahsedilemez.
Tüm bu açıklamalar göz önüne alınarak; mahkemece, davanın reddine kararı verilmesi gerekirken, kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy