MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
3. kişi, davayı maktu harç yatırarak şikayet istemli olarak açmıştır. Başvuru dilekçesinde; 28.04.2015 tarihinde borçlu ile ilgisi olmayan, kendisine ait adreste haciz yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hukuka aykırı işlemleri yapan icra dairesinin talimat icra dairesi olması sebebiyle bağlı bulunduğu Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğunu, talebinin kabulü ile haciz işleminin hukuka aykırılığına, haczin kaldırılmasına ve ödediği bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda; dava ve talebin 3. kişinin İİK.’nun 96-97-99 maddelerinin uygulamasına yönelik istihkak şikayetine ve istihkak iddiasına ilişkin olduğu, dava konusu haczin talimat yolu ile yapıldığı, anılan taleplere ilişkin karar verme yetkisinin asıl icra dairesinin bağlı bulunduğu Mahkemeye ait olduğu gerekçesi ile Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
3. kişi hükmün temyizine yönelik dilekçesinde de, talebinin istihkak davası değil, icra memurunun işlemini şikayet olduğunu vurgulamıştır.
6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi uyarınca hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlıdır. HMK'nun 33. maddesine göre ise, olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bu ilkeler ışığında, yukarıda da ayrıntılı olarak anlatıldığı üzere, dava dilekçesi içeriğindeki anlatımdan ve davacının temyiz dilekçesindeki beyanından, uyuşmazlığın, memur muamelesini şikayet niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
İİK'nun 79/2. maddesi uyarınca haczolunacak mallar başka yerde ise icra müdürü haczin yapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine yazacağı talimat ile sağlar. Bu durumda hacizle ilgili şikayetler, talimat icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. Anılan husus kesin yetki kuralı olup re'sen uygulanması gerekir.
Somut olayda; şikayete konu haciz, ... İcra Müdürlüğü tarafından yapılmıştır. Hacizle ilgili şikayet talimat icra dairesinin bağlı olduğu İcra Hukuk Mahkemesine yöneltilmiştir. Bu nedenle Mahkemece şikayetin esasının incelenmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkeme kararındaki nitelendirmeye ilişkin kabule göre de; istihkak şikayeti yönünden, davanın yöneltildiği icra hukuk mahkemesinin yukarıda açıklanan İİK’nun 79/2. maddesi uyarınca kesin yetkili yer mahkemesi olduğu nazara alınmaksızın, istihkak davası yönünden ise, basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında, yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazının ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebileceğinin, kesin yetki kuralı olmadığı durumlarda, hakimin doğrudan (re'sen) yetkisizlik kararı veremeyeceği nazara alınmaksızın, davalı tarafından yetki ilk itirazında bulunulmadığı halde re'sen yetki hususu değerlendirilerek davalılara tebligat da çıkartılmaksızın dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde geri verilmesine 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy