MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı 3.kişi vekili, müvekkilinin Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresinde haciz yapıldığım, borçlu ile müvekkili arasında organik bağ olmadığını, borçlunun marka hakkı ve demirbaşları dahil olmak üzere nakde çevireceğini duyunca borçlu şirketten bunları devir aldığını açıklayarak istihkak iddialarının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; davacı 3.kişinin borçlu şirketin borca batık olduğunu bilmesine karşın mallarını satın aldığını, borçluya ait telefon numaralarının kullanıldığını, borçtan 3.kişinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı 3.kişinin davaya konu haczin yapıldığı adreste 22/04/2014 tarihinde işe başladığı, takip dayanağı çekin tanzim tarihinin 15/05/2014 olduğu, borçlunun haciz adresinden 16/04/2014 tarihinde taşınmasına karar verildiği, marka satış-devir sözleşmesinin 15/05/2014 tarihinde düzenlendiği, adı geçen ve açıklanan işlemlerdeki tarihlerin yakınlığı birlikte değerlendirildiğinde iş yeri devrinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde, alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devir yargılama konusu yapılabilir.
Bu bilgilere göre, temyize konu olayda davacı 3. kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu davalı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir. Bu nedenle, öncelikle borçlu ve 3.kişi şirket bünyesinde 01.07.2014 tarihli hacizden itibaren,geriye doğru çalışanların tamamının listesini gösterir SGK kayıtlarının getirtilmesi, dava konusu haciz adresinde haciz tarihinden itibaren geriye doğru kimlerin hangi tarihler arasında faaliyet gösterdiğinin ve borçlu şirketin ticaret sicil adresinde halihazırda faaliyet gösterip göstermediğinin kolluk marifetiyle araştırılması, Vergi Dairesi'ndeki kayıtlar üzerinden haciz adresinde, haciz tarihinden itibaren geriye doğru kimlerin faaliyet gösterdiği ve borçlunun haciz yapılan adresten ayrıldıktan sonra başka bir adreste faaliyetine devam edip etmediğinin araştırılması, ayrıca davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak ileri sürdüğü faturaların dip koçanları ile borçlunun tutması zorunlu ticari defterlerinin getirtilerek faturaların borçlunun ticari defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının yapılan ödemeler de dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması için ek bilirkişi raporu alınması, öte yandan davalı alacaklı tarafça, davacı 3.kişi ile borçlu şirket ortakları arasında akrabalık ilişkisi olduğu iddia edildiğine göre davalı 3.kişi ile borçlu şirket ortaklarının nüfus kayıt örnekleri getirtilerek davalı alacaklının iddiasının gerçekliğinin incelenmesi ve toplanacak delillerin sonucuna göre muvazaanın bulunup bulunmadığını tayin etmek sureti ile dosyada bulunan diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy