MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkilinin ....'ın hakim ortağı olduğunu, dosya borçlusunun ise Kazakistan Maliye Bakanlığı olduğunu, takibin süresinde itiraz edilmediği için Kazakistan Maliye Bakanlığı yönünden kesinleştiğini, müvekkilinin özel bir kurum olup 3. Kişi olmasına rağmen müvekkiline ait .... hisselerinin fiilen haczedildiğini, müvekkilinin borçla ilgisi olmadığını, bu nedenle bu hacze karşı istihkak davası açtıklarını; müvekkilinin Kazakistan Hukukuna göre kurulmuş ve bağımsız tüzel kişiliği olan hisselerinin %100'ü .... isimli başka bir şirkete ait olan bir Finans Şirketi olduğunu, ... de yüz milyonlarca liralık hisse sahibi olduğunu, .... İcra Müdürlüğünün 2009/12014 Esas sayılı dosyasından 22/11/2010, 30/11/2010 ,01/12/2010 tarihli haciz kararları verildiğini bu haciz kararlarının iptali için ..... İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/1418 sayılı dosyasında dava açıldığını, ayrıca bu hacizlerden dolayı ....'a 11/11/2011 tarihinde haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu ihbarnamenin iptali için yine İcra Hukuk Mahkemesinde 2010/1450 Esas sayılı dava ile şikayette bulunulduğunu, her iki davanın 2010/1418 sayılı dosyada birleştirildiğini, yine İcra Müdürlüğünün 23/03/2011 tarihli haciz kararına karşı İcra Hukuk Mahkemesinde 2011/351 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davanın İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/1418 Esas sayılı dosya ile birleştiğini, açılan bu davalarda İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 2010/1418 Esas sayılı dosyada, taleplerinin reddedildiğini, ancak İcra Hukuk Mahkemesine açılan 2010/1399 Esas 2010/1454 Karar sayılı ve İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/427 Esas, 2011/461 Karar sayılı dosyada taleplerinin kabul edildiğini, reddedilen dosyanın temyiz edildiğini, ..... İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/1418 sayılı dosyadan red kararı vermesi üzerine alacaklı tarafın şirkete ait hisselerin haczinin talep edildiğini; ve İcra Müdürlüğünce 29/12/2011 tarihinde haciz kararı verildiğini ve istihkak iddiasında bulunulduğunu, bu iddianın alacaklı tarafından kabul edilmemesi üzerine İcra Hukuk Mahkemesince istihkak iddiasına karşı takibin devamına 3. Kişiye dava açma muhtariyetine karar verilmiş olduğunu, davanın süresinde olduğunu haczedilen hisselerin müvekkili şirkete ait olduğunu bu hisseleri 22/06/2006 tarihinde hisse alım sözleşmesi imzalayarak 15/03/2007 tarihinde hisse devir işlemleri yapıldığını ve müvekkilinin mülkiyet hisselerini kazandığını, müvekkilinin eski ünvanının .... Securities JSC olduğunu bu değişikliğinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında özel durum açıklaması ile bildirildiğini, bu kayıtların ve mülkiyete ait kayıtların BDDK'dan da sorulabileceğini, borçlunun Kazak Maliye Bakanlığı olduğu halde müvekkilinin özel hesabındaki hisselerin haczedildiğini, hisselerin Kazakistan Maliye Bakanlığına ait olmadığını, BTA Securties JSC 'nin %100' nün ayrı bir tüzel kişilik olan .... 'ye ait olduğunu, müvekkiline ait hisseleri haczedilmekle dört ayrı tüzel kişiliğinin atlandığını, her ne kadar müvekkili BTA Securities JSC'nin ........... isimli Kazakistan Devleti Varlık Fonuna devredildiği ileri sürülmüş ise de, 05/01/2011 tarihli güncel hissedarlık yapısını gösteren kayıtta görülebileceği üzere müvekkili şirketin %100 'nün BTA Bank JSC ait olmaya devam ettiği böyle bir devir olmadığını, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan Kazak Fonu ........... verilmiş olan bazı ruçhan ve oy hakkına ilişkin düzenlemelere dayanılarak müvekkiline ait hisselerin haczedildiğini, ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nde 01/12/2012 tarihli memurluk kararının iptali için açılan şikayet davasında kendilerinin açtıkları davanın reddedildiğini, ancak ... tarafından açılan davanın İcra Mahkemesi'nin 2010/1399 Esas ve 2010/1450 Karar sayılı ilamı ile şikayetin kabul edildiğini, kararın gerekçesinde, ... nin ortaklık yapısını gösterir yazı suretine göre Kazakistan Devletinin davacı bankaya ortak olmadığı gibi hissesinin bulunmadığı anlaşıldığından, şikayetin kabulüne karar verildiği ve icra müdürlüğü işleminin iptaline karar verildiğini, hisselerin varlık fonu ........ devredilmediğini; Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/427 Esas sayılı dosyasında verilen karar gerekçesinde, hisselerin borçlu Kazakistan hükümetine ait olmadığı, hisselerin BTA Securties JCS şirketine ait olduğu, Kazakistan Hükümeti Varlık fonu ........... hakkına ruçhan hakkı ve oy hakkı bulunduğundan, şikayetin yerinde olduğundan bahisle haczin kaldırıldığı; ruçhan hakkının devredildiği mülkiyet hakkının devredilmediğini, aynı şekilde merkezi kayıt kuruluşu tarafından verilen 29/03/2011 tarihli cevapta, yapılan inceleme sonucunda Kazakistan Cumhuriyetine açılmış bir hesap bulunmadığı, ayrıca borçlu hesabında Kazakistan Hükümeti Varlık Fonu ...........'nın Şekerbak T.A.Ş payının bulunmadığını, borçlu Kazak Devletinin müvekkili şirkette hiç hissesinin bulunmadığını, eğer bu beyanlarına itibar edilmezse bu hususun Adalet Bakanlığı aracılıyla Kazakistan Devletinin ilgili kurumuna sorulmasını, her ne kadar icra memuru tarafından istihkak davası açma yükümlülüğü kendilerine verilmiş ise de, bu işlemi de şikayet ettiklerini, bu sebeple şikayetin bekletici mesele yapılmasını, hisselerin müvekkili şirkete ait iken haczedildiğini ve müvekkilinin 3. Kişi durumunda olduğunu ispat yükünün kendilerinde olmadığını bu sebeplerle istihkak davasının kabulüne karar verilmesini ve davalı alacaklının % 40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, Kazakistan Cumhuriyeti aleyhine açtıkları ilamsız takipte süresini geçirdikten sonra borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, ancak 3. İcra Hukuk mahkemesi tarafından takibin devamına karar verildiğini, karar da MÖHUK 49/1 madde de özel hukuk ilişkilerinden doğan hukuki uyuşmazlıklarda yargı muafiyeti tanınmayacağı, tebligatın yabancı devletin diplomatik temsilciliğine yapıldığı, tebliğin usulüne uygun olduğu, yasal süre geçtikten sonra itiraz edildiği takibin devamına karar verildiği, bu kararın Yargıtay tarafından onandığı, karar düzeltmenin reddedildiği; bu kararla, borçlunun devlet olduğunun kesinleştiğini, daha sonra Kazakistan Cumhuriyetine ait mal hak ve alacakların haczi talebinde bulunulduğunu, icra müdürlüğünün borçlu sıfatından dolayı talebi reddettiğini ancak, açtıkları şikayet davasında 3. İcra Mahkemesinin 2010/1302 Esas, 2010/1338 Karar sayılı ilamı ile şikayetin kabulüne karar verilip kararın onandığını, bu aşamada borçluya ait ve borçluya ait olup 3. Kişi uhdesinde olan her türlü hak ve alacak için yapılan araştırmada .... nin ikinci çeyrek faaliyet raporunun 3. sayfasının son paragrafında ''....'ta BTA Securties JSC'nin sahip olduğu %33,98 payın geçtiğimiz aylarda Kazakistan Ulusal Varlık Fonu ........' ya geçmesi ve ortağımızın Kazaksitan devletine ait bir kuruma geçmesi ortaklık yapısı ve Finansal güç anlamında ....'ı daha güçlü bir duruma getiren olumlu bir gelişmedir" şeklinde bilgiye yer verildiğini, ........... 'nın kuruluş kanunu çevirisinde fondaki hisselerin tamamının sadece devlete ait olacağı, başka bir devlete devredilemeyeceği, Kazakistan Devletinin Fonun yegane kurucusu ve tek hissedarı olacağı şeklinde düzenleme yapıldığı, yapacağı işlemler konusunda banka hisselerini satın almak, satmak ve kayyuma devretmek şeklinde hükümler yer aldığını, tüm bunlara göre BTA'ya ait iken ...........'ya devredilen hisselerin borca yeter miktarını haczedilmesi için talep açılmış, ancak BTA tarafından İcra Hukuk mahkemesinin 2010/1418 Esas 2011/1115 sayılı dosyasında takibin BTA yönünden durdurulmasına karar verilmiş ise de, bilahare şikayetlerin reddine, tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiğinden BTA'ya iken ...........'ya devredilen hisselerin borca yeter miktarın 29/12/2011 tarihinde haczedildiğini, bundan önce 27/02/212 tarihinde BDDK tarafından yapılan ilamda BDDK nın 23/02/2012 tarihli kararı ile Samruk Kazayna' nın ... sermayesine doğrudan %22.22 pay sahibi olduğunu, bu sebeple BTA'nın banka sermayesindeki doğrudan payının %11.76 ya düştüğünü, ........... tarafından BTA'dan 222.148.406 adet hissenin devralınmasına izin verildiği, bu durumda haczedilen hisselerin Kazakistan Devleti'ne ait olduğunun ortaya çıktığını, BTA nın istihkak iddiasının fiili ve hukuki gerçeklerle bağdaşmadığını, ... Genel Müdürlüğünce 29/11/2010 tarihli yazı cevabında, .... Bankın ve BTA Securties hesaplarında 67 ve 140.47 lirasına rastlandığı ve haciz konulduğunu, ........... 'nın kuruluş kanunu çevirisinde fon hisselerinin mülkiyetinin sadece devlete ait olacağı devletin fonun yegane kurucusu ve hissedarı olduğu kuralının yer aldığını, BDDK'ya ait olan Kamuyu Aydınlatma Platformunda 27/07/2012 tarihli, yazıda 3. Kişi BTA nın banka sermayesinde doğrudan sahip olduğu, 222.148.406 adet hissenin ...........'nın devralması işlemlerinin sona erdiğinin bildirildiğini, haczedilen hisselerin BTA ya değil Kazakistan Varlık Fonuna yani Devlete ait olduğunu, ..... İcra Hukuk Mahkemesi 2010/1418 sayılı kararın doğru olduğunu ve araştırmaya dayalı olduğunu, 2010/1399 sayılı kararın ise bizzat .... tarafından başvurularak araştırma yapılmadan ve kendilerine de tebligat yapılmadan verilen kararlar olduğunu bu kararların doğru olmadığını, tüm bunlara göre, BDDK' ya ait olup Kamuyu Aydınlatma Platformunda ilan edilen 27/07/2012 tarih ve 4206 sayılı yazı dikkate alınarak davanın reddi ile % 40'tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı-alacaklı tarafça, BTA Securties JSC'ye ait hisseler üzerindeki haczin kendi iradeleri ile kaldırılmış olduğu, bir nevi istihkak iddiasının kabul edildiği, ancak hacizler yargılama esnasında fek edilmiş olduğundan, davanın konusu kalmadığı, davanın konusuz kalması halinde tazminat öngörülmediğinden her iki tarafça istenilen tazminat taleplerinin reddi gerektiği, yargılamaya devam edilse idi, istihkak iddiasının kabulüne karar verileceğinden, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin buna göre takdir edilmesi gerektiği, birleşen 2012/86 sayılı davada ise, hisselerin 3. kişi adına kayıtlı olduğu halde alacaklıya dava açması için süre verilmesi gerekirken, 3. şahsa dava açma hakkının yüklenmesinin doğru olmadığı, bu nedenle her ne kadar konusu kalmamış olsa da, 06.01.2012 tarihli memurluk işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl dava bakımından, istihkak davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, tarafların tazminat taleplerinin reddine, birleşen dosya bakımından ise şikayetin kabulü ile şikayet konusu olan Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2009/12014 sayılı dosyasından verilen 06.01.2012 tarihli Memurluk işleminin iptaline karar verilmiştir.
Hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası, birleşen dava ise memur işleminin iptaline yönelik şikayet niteliğindedir.
1-Birleşen 2012/86 Esas sayılı dosya şikayet dosyası bakımından; İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK’nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan Mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar, hacizde İİK'nun 96 ve 97. maddelerinin uygulanmasına yönelik şikâyet başvurusu niteliğinde olup, bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava olan istihkak davası bakımından tarafların temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 13.04.2012 tarihinde davalı alacaklının hacizlerin kaldırılması konulu talebi ve bu talep doğrultusunda icra memurluğunca talep gibi karar verilerek dava konusu hisseler üzerindeki hacizlerin kaldırılmış olması ve buna göre istihkak davasının konusuz kalmış olmasına göre, davacı üçüncü kişinin tüm; davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3- Mahkemece, davacı 3. kişi yararına yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmişse de, dosya içerisinde bulunan bilgilere göre takip konusu alacakla ilgili olarak borçlu tarafından ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2012/263 Esas sayılı dava dosyası üzerinden borçlu olunmadığının tespiti talepli dava açıldığı görülmektedir. Buna göre anılan davanın sonucunun işbu dava dosyası için bekletici mesele yapılması, bu dava incelenerek tarafların davadaki haklılık durumları tespit edilip, oluşacak sonuca göre yargılama giderlerine ve vekalet ücretine ilişkin karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı alacaklıya yükletilmesine karar verilmesi isabetli görülmemiş, hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin şikayet dosyasıyla ilgili temyiz dilekçesinin Reddine, (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik davacı 3. kişi vekilinin tüm, davalı alacaklı vekilinin (3) nolu bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının Reddine, (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy