İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/09/2015
NUMARASI :
DAVACI : M.. G..
DAVALI : A.. S..
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamlı takip başlatılmış olup, borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, alacaklıların takip dayanağı ilamın temyizine ilişkin verdikleri 18.06.2015 tarihli temyize cevap dilekçelerinde, temyiz eden davalı (borçlu) vekilini avukat Hilmi Öztürk olarak yazdıklarını, bu nedenle borçlunun vekille temsil edildiği alacaklılar tarafından bilinmesine rağmen , icra emrinde borçlunun vekilinin isminin yer almadığını, icra emrinin vekil varken asile tebliğ edildiğini, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğini açıklayarak borçlu asile çıkartılan icra emri tebliğ işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece evrak üzerinden yapılan inceleme ile takip dayanağı ilamda davalı olan borçlunun vekili bulunmadığından icra emrinin borçlu asile tebliğinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar İİK'nun 18/3. maddesi gereğince aksine hüküm bulunmayan hallerde duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, anılan takdir yetkisi mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre işin duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği durumlarda mahkeme takdir yetkisini duruşma yapmaktan yana kullanmalıdır.
HMK'nun 73, 81, 82, 83 Avukatlık Kanunu'nun 41, Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur.
Bu nedenle Mahkemece duruşma açılarak, borçlu vekilinin şikayetinde ve temyiz dilekçesinde belirttiği, dayanak ilamın temyizinde davacıların (takip alacaklılarının) verdikleri temyize cevap dilekçesi getirtilerek, bu dilekçenin tarihi ve içeriği de incelenerek; takip tarihinden önce borçlunun vekille temsil edildiğinin alacaklılar tarafından bilindiğinin doğrulanması halinde, HMK'nun 73. maddesi gereğince davaya vekaletin, hükmün yerine getirilmesine ilişkin yetkiyi de kapsadığı dikkate alınarak işin vekille takip edildiğinin kabulü gerekir.
.//..
Öte yandan 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 76. maddesinde mal beyanında bulunmamak suçu, 338. maddesinde düzenlenen hakikate muhalif beyanda bulunma suçu gibi icra iflas suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, cilt 2, sh: 1280) Cezaların şahsiliği kuralı gereğince borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile tebliği zorunludur. Bu nedenle şikayete konu takip dosyasında borçlu asile yapılan tebliğ işleminin iptal edilmemesi doğrudur.
Yukarıdaki açıklamalar kapsamında yapılacak değerlendirme ile temyize cevap dilekçesinin tarihinin, takip tarihinden önce olduğu ve bu dilekçede borçlunun vekilinin belirtildiğinin anlaşılması halinde, alacaklılar tarafından borçlunun vekilinin bulunduğunun öğrenilmesi nedeniyle, icra emri tebligatı vekile yapılması gerektiğinden icra emrinin vekile tebliği suretiyle takibe devam edilmesi yönünde hüküm kurulması gerektiği düşünülerek yapılacak inceleme ile sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK.m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 17.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy