MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili ve davalı Dürdane Kaya vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekilinin davalılar ile 6285 ve 7369 parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olup bu taşınmazlara ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/396 Esas sayılı dosyasında görülen ortaklığın giderilmesi davası olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında yapılan taksimde 6285 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline düştüğünü, taşınmazda davacı tarafından yapılan ahır ve konut olup ayrıca davacı tarafından dikilen 450 adet nar, 39 zeytin, 4 ceviz, 7 badem, 13 dut, 2 elma ağacı olduğunu; 7369 parsel sayılı taşınmazda ise bina olup bu binanın 4 dairesinin taraflara ait olduğunu, harici taksimde 4 dairenin davalılara 2 dairenin ise müvekkiline düştüğünü belirterek muhdesatların vekil edenine aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı Dürdane Kaya vekili benzer beyanlarında dava konusu muhdesatların müvekkillerinin murisleri tarafından yapıldığını,davacının bu muhdesatları meydana getirecek maddi gücünün bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 6285 parsel üzerinde bulunan ev ve ahır ile aynı parseldeki 450 adet nar, 2 ve 4 yaşlarında bulunan 20 adet zeytin, 4 adet ceviz, 7 adet badem, 8 adet limon ve 4 adet dut ağaçlarının davacıya ait olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı Dürdane Kaya vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava muhdesatın aidiyeti istemine ilişkindir.
Dava gayrimenkul üzerindeki muhdesata ilişkin uyuşmazlıktır. Uyuşmazlığın taşınmaz üzerindeki muhdesata ilişkin ilişkin olması nedeniyle Taşınmazın bulunduğu yerde yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının 6100 sayılı HMK.nın 243. (1086 sayılı HUMK m. 258) maddesi uyarınca keşif mahalline davetiye ile çağrılmalı, HMK.nun 259. maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve taraf tanıkları maddi vakıalara dayalı olarak mümkün olduğunca taşınmaz başında dinlenmeli, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılarak çelişki giderilmeye çalışılmalı (HMK.nun 261. maddesi), bu yolla muhdesatların davacı tarafından mı muris tarafından mı meydana getirildiğinin belirlenmesine çalışılmalıdır. Ayrıca davalı tanığının dinlenmesinden davalı taraf vazgeçmediği halde, mahkemece dinlenmesinden sarfınazar edilerek hüküm kurulmasıda yerinde değildir.
Mahkemece murisin malvarlığını tespit için bankalara müzekkere yazılmış ise de bazı bankalarca murisin T.C. kimlik numarasının gönderilmemesi nedeniyle bilgi verilemediği şeklinde yanıt verildiğinden,bu eksikliğin giderilip yeniden müzekkere yazılmayarak ve eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması da yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile,yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy