MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, Ankara 4. İcra Dairesi 2014/526 Esas sayılı dosyasında ilamsız takip yolu ile davacı ve davalı arasında görülen mal rejiminin tasfiyesine ilişkin Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/48 Esas sayılı dava dosyasındaki bilirkişi raporuna istinaden alacak talep edildiğini, söz konusu alacak yönünden TMK.nun 178. madddesi hükmü gereği 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, ayrıca mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dosyada karara bağlanan alacak miktarının sadece 6.000,00 TL olduğunu, bilirkişi raporunun hiçbir bağlayıcılığı olmadığını ve davacının icra takibine konu borcu bulunmadığını açıklayarak söz konusu icra takibinin durdurulmasını, davacının borçlu olmadığının tespiti ve inkar tazminatının davalıdan alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, takip konusu alacağın dayanağının mal rejiminin tasfiyesine ilişkin 2007/48 Esas sayılı dava dosyasında aldırılan bilirkişi raporu olduğunu ileri sürerek davanın reddi ve alacağın % 20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında aynı mahkemede görülen 2007/48 Esas ve 2014/63 Karar sayılı kararı ile katkı payı alacağı davasında bilirkişi raporu ile davacı ...'ın 56.477,00 TL ortak değere katılma alacağı olduğu, dava dilekçesinde 6000 TL talep edildiği ve bilirkişi raporunun ardından miktar yönünden ıslah dilekçesi verilmediği ve mahkemece taleple bağlı kalınarak 6000 TL üzerinden davacı ... adına hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacı ... adına Kızılcahamam İcra Dairesinin 2014/526 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe ilişkin mahkemenin 2007/48 Esas ve 2014/63 Karar sayılı ilamına dayanak borcu olmadığının tespitine, alacaklı davalı ...'ın takibinde hukuki bilgi eksiği olduğu ve kötü niyeti olmadığı kanaatine varıldığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de gerekçe dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Dosya kapsamı ve icra takip dosyasının incelenmesinden, davaya konu edilen menfi tespit istenen borca esas takibin Kızılcahamam 4. İcra Dairesi 2014/526 Esasa kayıtlı ilamsız takip olduğu, takibin konusunun taraflar arasında görülen mal rejiminin tasfiyesi davasında hükmedilen miktar olmayıp, aksine söz konusu 2007/48 Esas sayılı dava dosyasında bilirkişi raporu ile tespit edilen ancak mahkeme tarafından taleple bağılıklık ilkesi gereği hükmedilmeyen (56.477,50 TL- 6.000,00 TL=50.477,50 TL) miktarın olduğu, takibinde bu nedenle ilama bağlı takip olarak değil ilamsız takip olarak yapıldığı açıktır. Bu nedenle davacının ilamda yazılan alacak kadar borçlu olduğu ve takibin ilamlı takip olduğu şeklinde bir değerlendirme yapılması yerinde değildir.
Mahkemece, davacının menfi tespit istediği takibin ilamsız takip olduğu gözetilerek taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dosyada bulunduğu yerden getirtilerek gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
B.A