MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İcra Emrine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, vekil edeni aleyhine.... İcra Müdürlüğü'nün 2013/1117 E. sayılı takip dosyası ile ilamlı takip başlatıldığını, dayanak ilamda alacaklı Remzi Karakuş olmasına rağmen, takipteki alacaklının ... olduğunu, ilamda brüt olarak hükmedilen alacaklardan, yasal kesintiler yapılmadan takip yapıldığını ve buna bağlı olarak da faiz hesabının hatalı olduğunu belirterek takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece takibe dayanak ilamda alacaklının ..., takipteki alacaklının ise ... olması nedeniyle takibin ilama aykırı olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline, takip iptal edildiğinden şikayetçinin brüt-net alacak ayrımı ve faize yönelik taleplerinin incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş, Dairemizin 10.09.2013 tarih 2013/6580 Esas 2013/11570 Karar sayılı ilamı ile yapılan temlik uyarınca alacaklı sıfatında hukuka aykırılık olmadığı borçlunun diğer şikayet nedenleri incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, icra takibinin şikayetçi borçlu açısından iptaline, net kıdem tazminatı tutarının 10.705,11 TL net ihbar tazminatı tutarının 1.731,79 TL net fazla mesai ücreti tutarının 11.145,22 TL net ulusal bayram ve genel tatil ücreti tutarının 619,00 TL olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Kararın uygulanması gereken kısmı hükmün fıkrasıdır. (Hukuk Genel Kurulu'nun 20.09.2006 tarih 12/504-534 E-K sayılı kararı) İcra takibine konu İş Mahkemesi ilamında “... kıdem tazminatı alacağının 02.04.2010 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiz oranı ile diğer alacakların yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Yargılama sırasında hüküm fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacakları yönünden bozulmuş ise de takibe devam olunabilecek diğer alacaklar yönünden faize itiraz yöntemince incelenmelidir. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranlarının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. (HGK'nun 20.09.2006 tarih, 2012/594-534 Esas ve Karar sayılı kararı)
Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde taraflardan banka ismi sorulmadan kıdem tazminatı hesabında nereden alındığı anlaşılamayan oranlara göre hesaplama yapılmıştır.
Borçlunun faize yönelik şikayetleri alacaklının usuli kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle ve yukarıdaki ilkelere göre incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken denetime açık olmayan eksik inceleme ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.