MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlular ile 3. kişi şirket arasında organik bağ bulunduğunu, borçluların alacaklıların alacaklarını tahsil etmesine engel olmak maksadı ile istihkak iddiasında bulunan 3. şirket nezdindeki hisselerini muvazaalı olarak devrettiklerini, devir muvazaalı olmasaydı dahi işyeri devri hükümleri dolayısıyla 3. kişinin de söz konusu borçtan sorumlu olacağını, dolayısıyla istihkak iddia edenin bu iddiasını kendilerine karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, 13.02.2015 tarihli haciz yönünden İİK'nun 99. maddesine dayalı olarak 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, borçluların 3. kişi şirketin eski ortakları olduklarını, bunun haricinde muvazaalı herhangi bir işlemin söz konusu olmadığını, eski ortağın borcu için Anonim Şirketin sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki mahcuzun ilk el olarak kendilerince satın alındığını ve ticari defterlerine kaydedildiğini öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlular vekili ise; mahcuzun mülkiyetinin kendilerine ait olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, haciz tarihi itibarıyla borçlu şirketin davalı 3. kişi şirkette herhangi bir ortaklık veya payının bulunmadığı, Anonim Şirketin tüzel kişiliği devam ettiği sürece ortaklarından birinin borcu için şirket tüzel kişiliğine ait mal varlığının haczedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı alacaklı vekili esas yönünden, davalı 3. kişi vekili ise harç ve vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı alacaklı vekilinin tüm, davalı 3. kişi vekilinin ise aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı 3. kişi vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, takibe konu alacak miktarı 48.962,91 TL olup, toplam alacak miktarı hacizli malların değerinden az olduğundan vekalet ücretinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekirken davalı 3. kişi yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin tüm, davalı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişkin davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4 numaralı maddesindeki "500,00 TL vekalet ücretinin" ibaresinin çıkartılarak, yerine "5.685,92 TL vekalet ücretinin" ibaresi yazılmak suretiyle düzeltilmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.