MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak
... ile ... aralarındaki Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak davasının reddine dair ... 4. Aile Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.02.2014 gün ve 590/134 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı ... vekili, boşanma davası ile birlikte açılıp tefrik edilen davada, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlara ilişkin olarak mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı isteklerine ilişkindir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi “Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilam niteliğindedir.” hükmünü amirdir.
Söz konusu 29.07.2011 tarihinde imzalanan protokol anılan kanun maddesinde belirtildiği gibi davadan önce veya dava açılmışsa da duruşmadan evvel mahkemeye sunulmadığından İİK'nun 38.maddesi uyarınca ilam hükmünde değilse de taraflar ve vekillerince anlaşma metni ve imzalar inkar edilmediğinden, irade fesadına ilişkin soruşturma ve davalar ise red ve beraatle sonuçlandığından protokol tarafları bağlayıcı niteliktedir. Diğer yandan protokolde sözü geçen taşınmazların protokol uyarınca tapu sicilinde intikalleri yapıldığından mahkemece çözüme kavuşturulması gereken uyuşmazlık kalmamıştır. Mahkemece “ karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.