MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı 3.kişi vekili, ... 12. İcra Müdürlüğünün 2011/169 esas sayılı dosyasında borçlu Erkan Baştürk hakkında takip başlatıldığını ancak bu şahsın kendi şirketlerinde personel olarak çalıştığını, bu nedenle 13/06/2014 tarihli haciz sırasında haczedilen menkullerin davacıya ait olduğunu belirterek, davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, haczedilen malların diğer borçlu Sami Erkan'a ait iş yeri adresinde yapıldığını ve haczedilen malların borçluya ait olması doğrultusunda mülkiyet karinesine uygun olarak haciz işleminin yapıldığını borçlunun davacı 3. kişi şirketin ünvanı altında aynı ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü ve alacaklılarından mal kaçırma amacında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takip borçlusunun Erkan Baştürk olduğu, 11/01/2011 tarihinde yapılan haciz sırasında Sami Erkan dosya borcuna kefil olduğunu belirttiğinden borçlu olarak kendisine de takibin yöneltildiği, tanıkların da Sami Erkan hakkında beyanda bulundukları, oysa esas borçlunun Erkan Baştürk olduğu, davacı 3. kişi şirketle takip borçlusu arasında hukuki ve organik bağ bulunduğu, davacı 3. kişi şirketin, borçlunun kurucusu olduğu şirket olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2011/169 Esas sayılı takibi 07.01.2011 tarihinde Erkan Baştürk aleyhine yapılmış, anılan dosya üzerinden 11.01.2011 tarihinde yapılan haciz sırasında ....icra kefili olmuş, akabinde bu kişi aleyhine icra emri tanzim edilmiş, takip kesinleşmiş, bu halde .... da takip borçlusu olmuştur. Davaya konu menkullerin haczedildiği 13.06.2014 tarihli haciz de ilgili tutanakta belirtildiği üzere .... aleyhine yapılmıştır. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre ... davacı 3. kişi şirketin işçisi olup, şirkette ortak, temsilci ya da yönetici değildir. Öte yandan, davaya konu menkullerin haczedildiği adres de ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklıdır. Bu halde, mülkiyet karinesi 3. kişi lehine olup, somut olayda ispat yükü altında bulunan alacaklı, menkullerin takip borçlusuna ait olduğunu kanıtlayamamıştır. Bu bilgiler ışığında, 3. kişinin açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken takip borçlusunun sadece .... olmasından hareketle yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 25.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.