MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, dosya borçlusu ile vekil edeni arasındaki ticari ilişki nedeniyle aralarında bir protokol düzenlediklerini, iş bu protokole göre; dosya borçlusunun kendisine olan borcu nedeniyle verdiği çekleri ödemesi halinde teminat olarak ... zilyetliğine bırakılan senetlerin borçluya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, protokol şartlarının dosya borçlusu tarafından yerine getirilmediğini, dolayısıyla ortada muaccel bir alacak bulunmadığını, ayrıca İİK'nun 88-89 maddelerine uyulmadan yapılan haciz işleminin usulsüz olduğunu belirterek haciz işleminin iptali ile haczedilen senetlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, talep istihkak iddiası olarak nitelendirilerek davacıya nispi harç yatırması için muhtıra tebliğ edilmiş, süresi içerisinde nispi harcın ikmal edilmemesi nedeniyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun madde 33 gereğince, maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir.
Somut olayda, icra dosyasına yansıyan bilgi ve belgelerden; davaya konu senetler üzerine fiili haciz uygulanmadığı gibi öncesinde senetlere ilişkin verilmiş bir haciz kararı da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu halde, İcra Mahkemesine başvuran davacı ...’nun icra kasasına alınan senetlerin iadesi isteminin muhafaza işlemini şikayet olarak nitelendirilip uyuşmazlığın bu yönde incelenip karara bağlanması gerekirken hukuki nitelendirmede hataya düşülerek talebin istihkak olarak değerlendirilmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; verilen süre içerisinde harcın tamamlanmaması halinde Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi ve HMK'nun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılıp, yasal süre içerisinde yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.