MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, 22/09/2014 tarihinde yapılan hacizde mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan mallara dair istihkak iddiasının kabulü ile taşınırlar üzerindeki haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3. kişi ile davalı borçlu arasında organik bağ bulunduğunu, muvazaalı işlem yapıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dava dilekçesinde dava istihkak olarak nitelendirilmiş ise de, davanın iflas erteleme kararı nedeniyle haczin kaldırılmasına yönelik şikayet olduğu, borçlu sıfatı da bulunan davacının istihkak davası açmasının mümkün olmadığı, davacı hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının şikayete konu haciz işleminin yapıldığı 22.09.2014 tarihinde halen geçerli bulunduğu, haciz işleminin bu karara aykırı olduğu, bu aşamada borçlu şirketler arasındaki organik bağ araştırmasının gerekli olmadığı, haciz tarihi itibariyle davacı borçlunun mallarının haczinin mümkün olmadığı,şikayetin bu yönü ile haklı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Davanın konusunun 22.09.2014 tarihli haciz işlemi olduğu, davacı şirket her ne kadar takip borçlularından birisi ise de, haciz tutanağından da anlaşılacağı üzere, haczin borçlu ...Ür. Dağ. ve Paz. Tic. Şti yönünden yapıldığı, buna göre diğer takip borçlusu olan davacı şirket bu haciz yönünden 3. kişi olduğundan davacının istihkak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava konusu haczin yöneltildiği, ...Ür. Dağ. ve Paz. Tic. Şti hakkında iflas erteleme kararı bulunmadığı davacı 3.kişinin taraf sıfatının bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek toplanan deliller değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açılanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.5.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.