MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 18.09.2015 gün ve 2015/13580 Esas, 2015/16602 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, hacze konu mahcuzları borçludan satın aldıklarını, faturaları ve ödeme makbuzları bulunduğunu, borçlu şirket ile müvekkili arasında organik bağ olmadığını belirterek istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece;takip borçlusunun ihtiyati haciz kararından kısa süre önce borcun doğumundan sonra haciz adresini terk ettiği, davacı ile borçlunun aynı faaliyet konusunda çalıştıkları, aynı telefon numarasını kullandıkları, borçlu şirkette çalıştığını beyan eden ve haciz sırasında hazır bulunan Seyit Kılınç'ın halen davacı işyerinde çalışıyor olması dolayısıyla muvazaalı olarak alacaklılardan kaçırmak amacıyla devir yapıldığı, davacının istihkak iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile istihkak davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 18.9.2015 gün, 2015/ 13580 Esas 2015/16602 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş olup onama kararına karşı davacı üçüncü kişi vekili, tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu nedenle; davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak ileri sürdüğü faturaların dip koçanları ile davacı 3. kişinin ve borçlunun tutması zorunlu ticari defterlerinin getirtilerek mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılmak sureti ile faturaların tarafların ticari defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulune uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının yapılan ödemeler, vergi ve banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması, öte yandan davacı 3.kişi vekili, yargılama sırasında sunduğu dilekçelerinde; müvekkil şirket yetkilisi Murat Kök’ün, davalı borçlu şirketin yetkilisi Mahmut UZKARA' yı kasten öldürmüş olduğu iddiası ile yargılandığını beyan ettiğine göre taraflar arasında devam eden ceza dava dosyalarının bulundukları yerden getirtilmek sureti ile dava dosyalarında geçen beyanların dosyada bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Bu durumda yerel mahkemenin istihkak davasının reddine ilişkin kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla davacı 3.kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı 3.kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.9.2015 gün, 2015/ 13580 Esas 2015/16602 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 21.9.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy