MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, takip neticesinde borçlular adresinde haciz işlemi yapıldığını, haciz sırasında takibi semeresiz bırakmak ve müvekkili şirketten mal kaçırmak için 04/02/2011 tarihinde davalı 3.şahıs şirketin kurulduğunu, haciz sırasında evrakları bulunan şirketlerin ve başkaca şirketlerin ihale işlerinde danışmanlık yaptığı o nedenle evrakların orada olduğu beyanının borçlu şirketler ile organik bağı olduğunu ve muvazaalı şirket kurulduğunun göstergesi olduğunu, davalı borçlu şirketin kamu ihalelerinden yasaklanmış bir şirket olması sebebi ile davalı 3. kişi şirketi kurduklarını ve kamu ihalesine bu şekilde girdiklerini, bu durumun da sonradan kurulan bu şirketin muvazaalı olarak kurulduğunu ispat ettiğini belirterek istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3. kişi vekili, davalı borçlu şirketler ile müvekkili şirketin faaliyet adresinin, şirket yetkililerinin farklı olduğunu, aralarında ne devir ne satım benzeri bir işlem tesis edilmediğini, şirketler arasında organik ve hukuki bir bağ bulunmadığını, borçluların ...Ltd. Şti. ve Tekstil...Ltd. Şti. olduğunu, ... Tekstil...Ltd. Şti. borçlular arasında yer almadığını, haciz sırasında ne ... ...Ltd. Şti. ne de ...Ltd. Şti.ne ait olan herhangi bir evraka rastlanmadığını, müvekkili şirket ortağı ... ise ... Tekstil...Ltd. Şti.nin ihalelerinde danışmanlık yaptığını, muvazaalı şirket kurulduğu iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ adresinde yapılmadığı, bu adresin davalı 3. kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresi olduğu, haciz sırasında 3. kişi şirketin yetkilisinin hazır olduğu, borçlu şirkete ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı gibi yetkilinin haciz mahallinde olmadığı, 3.kişinin sunduğu faturaların haczedilen mallarla örtüştüğü ve defter kayıtlarında yer aldığı, tanık anlatımlarının da ticaret sicil kayıtlarını ve bilirkişi raporunu teyit ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; davacı alacaklı, davalı borçlular ile davalı 3. kişi şirketlerin ve dava dışı şirketin arasında organik bağ olduğunu ve danışıklı işlemlerle alacaklılardan mal kaçırdıklarını hatta piyasayı bu yolla dolandırdıklarını iddia etmektedir. Ancak bu hususun tetkiki için ilgili şirketlerin ilk kuruluşlarından günümüze kadar olan ayrıntılı ticaret sicil kayıtları getirtilmemiştir.
Bu durumda; mahkemece yapılacak iş, davalı borçlular ... Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd Şti, ... Tekstil...Ltd Şti, davalı 3.kişi ... Tekstil Ltd. Şti. ile dava dışı ... Tekstil Ltd. Şti'nin ilk kuruluşlarından itibaren tüm ortakları ile hisse devirlerini ve faaliyet adreslerini gösterir ticaret sicil kayıt örneklerinin dosya arasına alınması, ayrıca Milli Savunma Bakanlığı'na müzekkere yazılarak, takip borçlusu ...Tekstil Ltd. Şti.nin kamu ihalelerine girmesinin yasak olduğu dönemde, Bakanlığın açtığı herhangi bir kamu ihalesine davalı 3. kişi şirketin girip girmediğinin sorulması ve neticede bu araştırmalar ve incelemeler sonucu elde edilen bilgiler ile dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy