MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde hudutları belirtilen 200 m2'lik alanın tapuda kayıtlı olmadığını, taşınmazı dava dışı .....'ın elli yıldır kullandığını ve 1993 yılında da vekil edenine sattığını, vekil edeni lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu açıklayarak, davaya konu taşınmazın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; “Yapılan yargılama neticesinde teknik raporlar ve tüm dosya kapsamı ile eklemeli zilyetlik hususu da değerlendirildiğinde, TMK'nın 713.maddesindeki şartların oluştuğu mahkememizce anlaşılmıştır” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nın 713/1. fıkrasında yer alan, tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurma iddiasına dayalı mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde kabul kararı verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki;
Taşınmaz başında yapılan keşif neticesinde dosyaya ibraz edilen, 13.7.2012 tarihli bilirkişi raporu, bilimsel verilerden uzak olduğu gibi, davaya konu yerin evveliyatı, halihazırdaki niteliği, imar ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise ne zaman tamamlandığı konularında açıklayıcı bilgi de içermemektedir.
3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacı yönünden senetsiz araştırması yapılırken, davacının, dava dışı Mustafa Göktaş'ın eklemeli zilyetliğine dayandığı hususu gözardı edilerek, Mustafa Göktaş ile ilgili olarak senetsizden miktar araştırması yapılmamıştır.
Mahkeme tarafından, 3.12.2013 tarihli yargılama oturumunda. Türk Medeni Kanunu'nun 713/4 maddesi uyarınca yapılması gereken gazete ilanının yapıldığı belirtilmiş olmasına rağmen, dosya arasında, ilanın yapıldığı gazetenin bulunmadığı anlaşılmış, ilan metninde de, davaya konu yerin ... adına kayıtlı yer olduğu belirtilmek suretiyle hatalı bilgiye yer verilmiştir.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve davacı tarafın bildirmiş olduğu tanıklar, ziraatçı bilirkişi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmalı; yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; uzman ziraat bilirkişisinden çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle ve çekişmeli taşınmaz bölümlerinin toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, rapor ekinde taşınmazı değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesi istenilmeli, bu yerlerin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi istenilmeli, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacının, dava dışı Mustafa Göktaş'ın eklemeli zilyetliğine dayandığı hususu da gözönünde bulundurularak senetsizden kazanım durumu araştırılmalı, Türk Medeni Kanunu'nun 713/4 maddesi uyarınca yapılması gereken ilanlar usulüne uygun olarak yapılıp tamamlanmalı, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalılar vekillerinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde geri verilmesine 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy