MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 695 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki üç katlı binanın vekil edeni tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... ve ... vekili; taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacıya ait olduğunu, taşınmazda hissedar olan müvekkillerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, davayı kabul ettiklerini ve yargılamadan doğan giderleri kabul etmediklerini savunmuş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişler ve duruşmaya katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 695 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 normal kattan oluşan 4 katlı binanın yargılama sırasında vefat eden davacı ... tarafından yapıldığının tespitine, harcın davacı mirascılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; davacılar vekili tarafından harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1-Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat aidiyetinin tespiti davaları, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tapu maliklerine karşı açılır.
Yine bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nun 326/1. maddesi uyarınca Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Hüküm davanın tarafları arasında sonuç doğurur. Kanunda yazılı hallerden birisi hiç şüphesiz Yasa'nın 312/2. maddesidir. Bu madde hükmüne göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir. Hemen belirtmek gerekir ki; anılan maddenin uygulanabilirliği, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
2-Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nın 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacılar yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları gözönünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece yapılması gereken iş, ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin dosyanın dosya arasına alınarak, davacının muhdesat iddiasını açıkça kabul eden ve etmeyen davalılar ile eldeki davayı kabul eden ... ve ... ve etmeyen davalılar açısından, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda hüküm altına alınması gerekirken, aksi düşünce ve yazılı gerekçeler ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün harç, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.